Test Çöz,Parça İnceleme Değerlendirme Testi, Parça İnceleme Testi, Parça İnceleme Testi, Parça İnceleme Değerlendirme Testi, Kazanım Değerlendirme, Kazanım Değerlendirme Testi, Kazanım Testi, Parça İnceleme Kazanımları, Parça İnceleme Kazanım Testi, Parça İnceleme Kazanım Değerlendirme, Test, Değerlendirme, Değerlendirme Testi, Süreç Değerlendirme, Süreç Değerlendirme Testi, Süreç Testi,

8. Sınıf Türkçe Parça İnceleme Testini Çöz

Ziyaretçi Ya Da Üyelerimiz Tarafından Eklenen Hiç Bir Içerikten Www.Testimiz.Com Sorumlu Değildir. Telif Hakları Kapsamına Giren Dosyaları Lütfen bildiriniz.
Eklenme tarihi
19 Temmuz 2015 Pazar 20:56
Güncellenme tarihi
14 Kasım 2018 Carsamba 00:07
Gönderen
Testimiz.com
Görüntülenme Sayısı:
5273
Testi Çözmeye Başla

Test Kategorisine Geri Dön| | Test Anasayfaya Geri Dön

Benzer Dokümanlar


Test hakkında

Aşağıdakilerin hangisinde anlatım üçüncü kişi ağzından yapılmıştır? 

  • AÇok geçmeden bozkır rüzgârı esmeye, yağ- murlar yağmaya başladı. Çayın kenarında kum setlerinin üzerinde, gözüme yanmış bir çalı ilişti.
  • BDizlerini ovuşturdu ve tekrar ayağa kalktı. Dükkânın içinde sendeleyerek birkaç adım atmıştı. Yürüyebileceğini umuyordu.
  • Cİznimin son günü. Saat on ikiye geliyor. Koltukta uyuyakalmışım. Böyle her uyuklayıp uyanışta aklıma ilk gelen saat olur.
  • DHavaalanından şehir merkezine beş dakikada varıyoruz. Ama yolumuz bitmiyor, tren hattı boyunca ilerliyor.

1.Soru

Tarık Buğra, kaleme aldığı romanlarla Cumhuriyet Dönemi romanının önde gelen eserlerini ortaya koymuştur. Denemelerinde ise Türk kültür ve medeniyet tarihiyle ilgili birçok konuyu işlemiştir. Tiyatro alanında da önemli eserler ortaya koyan Tarık Buğra, Kurtuluş Savaşı yıllarını anlattığı Küçük Ağa romanıyla büyük bir başarıya imza atmıştır . 

Reşat Nuri Güntekin, pek çok türde eser vermiş usta bir yazardır. Roman ve hikâyelerinde çoğunlukla Anadolu atmosferi dikkat çekmektedir. Özellikle sosyal konulara parmak basan Güntekin; temiz, samimi diliyle okuyucuyu kendine bağlamıştır. 1922’de yayımladığı Çalıkuşu romanı, edebiyatımıza bir şaheser olarak damgasını vurmuştur.
Bu metinlerde tanıtılan yazarların ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir?

  • AEserlerinde tarihsel konuları işlemeleri
  • BFarklı türlerde eserler kaleme almaları
  • CSade, anlaşılır bir dil kullanmaları
  • DAynı yıllarda yaşamış olmaları

 

2.Soru

Aşağıdaki metinlerden hangisi farklı bir kişi ağzıyla anlatılmıştır? 

  • AErzincan’da, şantiyemizin etrafında birçok köpek vardı ama Karabaş diğerlerinden farklıydı. İnsanlara sevdiriyordu kendini.
  • BÇocukların dünyasına nasıl gireceğimi bilemiyordum. Onlara nasihat çekmeden, onları hafife almadan dünyalarına seslenecek bir yol bulmalıydım.
  • CKitaplarım çocuklarım gibidir. Yeni bir kitabım yayımlandığında, çocuklarıma ‘’Bir kardeşiniz daha dünyaya geldi.’’ müjdesini verirdim.
  • DÜç yıl boyunca bu mahallede yaşamış, mahalledeki bakkal, kasap, manav herkesle arkadaş olmuştu.

3.Soru

Kulağında kulaklık, kendi halinde müzik dinleyen çocuk, birden bir şey hatırlamış gibi elini çantaya attı. Bir not kâğıdı ve kalem çıkardı. Biraz duraksadıktan sonra telaşlı bir şekilde yazmaya başladı. Bir süre sonra hâlâ müzik çaldığını fark etmiş olacak ki kulaklıkları çıkarıp yazmaya öyle devam etti. Yazdığı şey, ilham anında canlanan şiirden başkası değildi. 
Bu parçanın anlatımı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  • ABirinci kişi ağzından aktarılmıştır.
  • BKarşılaştırma yapılmıştır.
  • CÜçüncü kişi ağzından aktarılmıştır.
  • DAçıklamalara yer verilmiştir.

4.Soru

Amerika’da bulunan bir çam ağacı türü, hem sincaplardan hem de bir mantar türünden yararlanarak besin elde ediyor. Bu çam ağacının bulunduğu ormanda, uçan sincap denilen bir sincap türü yaşar. Uçan sincap yuvasını çam ağacına yapar ve mantarlarla beslenir. Sincabın yuvasına getirdiği mantarların artıkları, bakterilerin etkisiyle ayrışır ve çam ağacı bu artıklardan açığa çıkan besinlerden yararlanır. 

Mangrov ağacı, deniz kenarında yaşar. Ağacın kökleri uzunca bir süre toprağın yüzeyinde kaldığı için topraktan gerekli besinleri alamaz. Bu ağaç yaşamını sürdürebilmek için karıncalardan yararlanır. Ağacın dallarında bulunan şişkinlikler karıncalara yuva olur. Karıncalar topladıkları böcek ölülerini yuvalarına getirir ve besin olarak kullanır. Böcek ölüleri mangrov ağacı için gerekli olan nitrat ve fosfat gibi bazı bileşikleri içerir. Bu bileşikler de ağaç tarafından alınır. 
Bu metinlerde sözü edilen ağaçların ortak yönü aşağıdakilerden hangisidir? 

  • ABaşka canlılardan besin elde etmeleri
  • BHayvanlara ve diğer bitkilere zarar vermeleri
  • CSadece deniz kıyısına yakın yerlerde yetişmeleri
  • DKökleri toprağın dışında kalan bitki türlerinden olmaları

5.Soru

Mecit Bey’in güçlü kuvvetli bir görünüşü vardır. Etli yüzünü kıvırcık ve kahverengi saçları çevreler. Bütün manayı üzerinde toplayan gözleri sakin anlarında dost, asabi anlarında hırçın bakar. Alnı sanki soyunun bütün asaletini göstermek istiyormuş gibi çıkık ve geniştir. 

Orta boylu, kalın enseli, şişman, çok şiş- man… Göğsüne kadar çıkan karın… Bu muazzam gövdeyi başa bağlayan kısa ve geniş boyun… Ela gözlerinin yanları kırışmamış bile. Yüzünde masum bir ifade… 
Bu iki metnin anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • AKişilerin görünüşleri anlatılmıştır.
  • BÜçüncü kişi ağzından aktarılmıştır.
  • CÖznel yargılara yer verilmiştir.
  • DBenzetmelerle anlatım güçlendirilmiştir.

6.Soru

Aşağıdakilerden hangisi üçüncü kişi ağzıyla anlatılmıştır? 

  • AAnadolu’nun sessizlikte, ıssızlıkta, kimsesizlikte eşi bulunmayan bir yerini bulup orada bir dükkân açmak istiyorum.
  • BEvin avlusuna sırtında çuval, elinde bir ufacık bir iskemle ve uzun bir demir parçası olan, dağınık kılıklı bir adam girdi.
  • CKirli, soluk yanaklarına, çıplak ayaklarına sevgi ile baktım. Onu kucaklamak, köşedeki kunduracıdan ona bir ayakkabı almak arzusuyla durdum.
  • DBu evden kopmak bana kendimden ayrılmak gibi geliyor. On üç seneden beri bu apartmandayım.

7.Soru

İlk şiirlerimde şekil zaafı vardı, mısra titizliği “bü- tün” endişesi yoktu. Eskiden duymak yeterlidir, sanırdım. Ne kadar aldanıyormuşum! Bereket versin sonradan kendimi toparlayabildim: Ömrümde Sükut ile Otuz Beş Yaş’ı okuyanlar bu farkı görebilir. 
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • AÖz eleştiri yapılmaktadır.
  • BKarşılaştırmaya yer verilmiştir.
  • CÖrnekler verilmiştir.
  • DÜçüncü kişi ağzından aktarılmıştır.

 

8.Soru

Dil deyince konuşulan ve yazılan bütün kelimeleri anlamak lazımdır.Halk, günlük konuşmasında kelimeleri kökenine göre ayırmaz.Onu ilgilendiren kelimelerin manası ,işe yaramasıdır.Bir bakkalda on dakika oturup halkı dinleyerek hangi kelimeleri konuştuğunu tespit edebilirsiniz.

Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

  • ADil anlaşmayı sağlıyorsa ,amacına ulaşmıştır.
  • BDilde millilik anlayışı anlaşmayı kolaylaştıracaktır.
  • CHalkın kullanıp anlayabildiği dil geçerlidir.
  • DHalk için , kullandığı kelimelerin hangi dilden olduğu önemli değildir.

9.Soru


 

Merak etmek insanı yeni denemeler yapmaya götürür. Çocukluktan başlayarak ,dünyayı tanımaya başladıktan bu yana bu duygu sizin peşinizi bırakmaz. Sobanın sıcak olduğuna inanmayıp mutlaka elinizi değdirip , daha sonra da ömür boyu temkinli olursunuz.Bu da sizi öğrenmeye götürür.Öğrendikçe öğretir, öğrettikçe olgunluğu yakalarsınız. Tavanı olmayan bir odadan dünya ne kadar gözükür? Gezmeyi, dolaşmayı denemek gerekir. Siz gezdikçe kitabın sayfalarını çevirir, çevirir ama bitiremezsiniz. Kim ne kadar çok sayfa okursa o öne geçer. 
Bu paragrafta aşağıdaki düşüncelerin hangisine değinilmemiştir?

  • AMerak insanı araştırma yapmaya iter.
  • BAraştırma olgunluğa açılan kapıdır.
  • COlaylara dar açıdan bakanlar sağlıklı değerlendirme yapamaz.
  • DDünya üzerinde gezilecek ve görülecek yerler gezmekle bitmez.

10.Soru