Test Çöz,Parçada Ana Düşünceler Değerlendirme Testi, Parçada Ana Düşünceler Testi, Parçada Ana Düşünceler Testi, Parçada Ana Düşünceler Değerlendirme Testi, Kazanım Değerlendirme, Kazanım Değerlendirme Testi, Kazanım Testi, Parçada Ana Düşünceler Kazanımları, Parçada Ana Düşünceler Kazanım Testi, Parçada Ana Düşünceler Kazanım Değerlendirme, Test, Değerlendirme, Değerlendirme Testi, Süreç Değerlendirme, Süreç Değerlendirme Testi, Süreç Testi,

8. Sınıf Türkçe Parçada Ana Düşünceler Testini Çöz

Ziyaretçi Ya Da Üyelerimiz Tarafından Eklenen Hiç Bir Içerikten Www.Testimiz.Com Sorumlu Değildir. Telif Hakları Kapsamına Giren Dosyaları Lütfen bildiriniz.
Eklenme tarihi
19 Temmuz 2015 Pazar 20:54
Güncellenme tarihi
24 Eylul 2018 Pazartesi 00:30
Gönderen
Testimiz.com
Görüntülenme Sayısı:
5779
Testi Çözmeye Başla

Test Kategorisine Geri Dön| | Test Anasayfaya Geri Dön

Benzer Dokümanlar


Test hakkında

Hayata yeni atılan insan, uçmaya yeni başlayan bir kuş gibidir. Kuş sonsuz semada, insan ömür yolunda tek başına yaşama savaşı vermek zorundadır. Nasıl ki kuş eğreti kanatlarla uçamazsa insan da dış destek ve yardımlarla yaşama savaşını kazanamaz. Yaşama garantisini dış destekte gören insan, yardım kaynağı kuruyup desteği tükenince kanadı kırık bir kuştur, yoluna devam edememesi kaçınılmaz son olur ona. 
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  • ABazı durumlarda insan tek başına karar vermek zorunda kalır.
  • BÇevremizde bize yardım edecek insanlar her an olmayabilir.
  • Cİnsan, kendi ayakları üstünde durmalıdır.
  • DYaşama sevinci taşımayan insan hayata olumsuz bakar.

1.Soru

Hayvancılık yapılan bölgelerde hayvanlarla ilgili kelimelerin çeşitlendiğini, buralardan şehirlere gelindikçe bu çeşitliliğin kaybolduğunu görü- rüz. Örneğin sığırlarla ilgili olarak şu kelimeler Türkçenin söz varlığında yer almaktadır: buzağı, dana, düve, tosun, boğa, inek, öküz... Şehirlerde ise örneğin bilgisayarlarla ilgili hem yabancı hem Türkçe kelimelerin anlam ayrıntılarını ifade edecek kadar çoğaldığını görürüz. 
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

  • AGeçim yolları ve hayat şartları dilin şekillenmesinde çok önemlidir.
  • BBir dilde aynı varlığı karşılayan birden fazla sözcük bulunabilir.
  • CTürklerin hayatında hayvancılık her dönemde önemli bir yere sahip olmuştur.
  • DBazı sözcükler şehirlerde az kullanılır.

2.Soru

Masal sanıldığı gibi sadece “iş olsun” diye anlatılmaz, masallar semboller dünyasının dile gelmiş şekilleridir. Orada neler neler bulunmaz ki… Masallarda genellikle padişahların cezalandırıldığını görürüz, boşuna mı sanıyorsunuz? Arkasız, güçsüz bir Keloğlan’ın kimlere pabucunu ters giydirdiğini hatırlayınız. Kırk katırla kırk satır sadece bir sonuç değil, bir kötülüğün hatırlatılmasıdır. 
Bu parçada anlatılmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  • AKötüler, masalların sonunda cezalandırılır.
  • BMasallarda, mesajlar semboller aracılığı ile aktarılır.
  • CKeloğlan, masalların değişmez ve korkusuz kahramanıdır.
  • DMasallarda olağanüstü özelliklere çokça yer verilir.

 

3.Soru

Roman bir toplumun nabzını tutan, onun ruhunu, gelişmesini ve kalp atışlarını ölçen karmaşık edebî bir türdür. Bu ilgileri ortaya koymadan Türk romanını da anlayabilmek ve değerlendirebilmek mümkün değildir. Çünkü kalitesi ne olursa olsun romanlarımızın büyük bir kısmı yakın tarihimizdeki olaylarla çok yönlü olarak doğrudan ilgilidir. Romanlarımızın oluştuğu zemini, bu yakın tarihimizin birikimleri oluşturmaktadır.
Bu parçada roman türüyle ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • AToplumun gelişmesine katkıda bulunduğu
  • BOldukça karmaşık bir tür olduğu
  • CAit olduğu toplumun özelliğini yansıttığı
  • DAnlaşılması için edebî bilgilere gerek duyulduğu

4.Soru

İletişimi sağlayan unsurlar, milletlerin bünyesinde kendiliğinden oluştuğundan her millet için farklı anlam ifade eder. Siyahın yas, beyazın saflık, kırmızının güç, sarının hastalık anlamı bazı kültürlerde geçerli olmayabilir. El, kol, baş, göz hareketleri de aynı şekildedir. Türklerde başı öne eğmek “evet” demektir. Ancak başka toplumlarda “hayır” anlamına geldiği görülmektedir. 
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  • ARenkler ve işaretler farklı kültürlerde değişik anlamlarda kullanılabilir.
  • BRenklerin iletişim dilinde değişik anlamları vardır.
  • CJest ve mimiklerin anlamı zaman içinde değişebilir.
  • DBaşı öne eğmek Türkler için “evet” anlamına gelmektedir.

5.Soru

Çocuklarını seven anne babalar sık sık “Benim oğlum büyüyünce doktor olacak.”, “Benim kızım kocaman bir mühendis olacak.” gibi sözler söyler. Peki hiç şu sözleri duydunuz mu? “Benim oğlum büyüyünce iyi bir insan olacak!”, “Benim kızım büyüyünce iyi bir anne, iyi bir arkadaş olacak!” Duymadınız değil mi? Çünkü çocukların büyütülmesinde hedef hep maddi ölçülerle sınırlıdır. Çok para kazanmak hep “iyi”dir. Ama çok para kazanan insanların çok iyi oldukları, hep iyi insanlar sınıfında bulundukları söylenebilir mi? 
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • AAnne babalar, çocukların iyi bir iş sahibi olmasını ister.
  • BHer anne baba, çocuğunun geleceğini düşünmek zorundadır.
  • CÇocuklar büyütülürken genelde maddi kaygı- lar dikkate alınır.
  • DÖnemli olan iyi gelire sahip olmak değil, iyi bir insan olmaktır.

6.Soru

Bazı kişiler yeni bir dili kolayca öğrenirken bazı kişiler bu konuda çok zorlanmaktadır. Bugüne kadar bu konuda çok çeşitli araştırma ve deneyler yapılmıştır. Uzmanlar, dil öğreniminde zekâ düzeyinin mi, yoksa kişideki özel yeteneğin mi önemli olduğu konusunda hâlâ kesin bir karara varamamışlardır. Ancak kesin olan bir şey var ki o da sistemli çalışmaların herkes için en geçerli yöntem olduğudur. 
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  • ABazı kişiler dil öğreniminde fazladan çalışmaya ihtiyaç duymaz.
  • BDil öğrenimi konusunda dünyanın çeşitli yerlerinde birçok araştırma yapılmıştır.
  • CDil öğreniminde bazıları zekâyı, bazıları da yeteneği savunmuştur.
  • DDil öğreniminde sistemli çalışmanın etkisi dı- şında hiçbir şey kesin olarak bilinmemektedir.

7.Soru

Şiir dilimiz, Orhan Veli’ye gelinceye kadar insanların günlük yaşamıyla ilgili sözcüklere uzak bir görünüm taşır. Başka bir deyişle bu döneme kadar şiirlerde, toplumun alt kesimlerinde kullanılan sözcüklere genellikle rastlanmazdı. Orhan Veli ve onun çizgisinde yürüyen ozanlar, şiir dilindeki bu kalıplaşmayı yıkmış; günlük dilin şiirsellikten uzak nice sözlerini şiir diline sokmuşlardır. Orhan Veli’nin şiirlerinde kullandığı “ciğercinin kedisi, sokak kedisi, fil, kemik, hamam, tellak…” gibi sözcükler bunun en güzel kanıtıdır. 
Bu parçada Orhan Veli ile ilgili olarak aşağı- dakilerden hangisi vurgulanmıştır?

  • AŞiirlerindeki sözcük seçimleri özensizdir.
  • BKendi çizgisinde birçok şair yetiştirmiştir.
  • CKonuşma dilini şiire taşımıştır.
  • DKendinden önceki şairleri eleştirmiştir.

8.Soru

Onun tiyatro alanındaki çalışmaları çok yönlüydü. Başarılı bir yazar , başarılı bir yönetmen ve başarılı bir öğretici idi. Onun bu başarılarının nedeni çok iyi hazırlanmadan ortaya çıkmamasıydı. Üstün zekâsı ile kendi kendini eleştirebilen , tartabilen ve yanlışlarını bulabilen bir yeteneği vardı. Kendine yapılan saldırıları şaşkınlık verici bir yumuşaklıkla ve saygıyla karşılardı. Ben bu kadar haklı olmasına karşın , bu kadar susabilen yüce yürekli bir insan daha görmedim.

Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • AÜstün zekâsı sayesinde kendi yanlışlarını görüp kendini eleştirebildiğine.
  • BYapılan haksızlıklara karşı cevap vermekte geciktiğine
  • CTiyatro alanında eser verdiğine ve yönetmen olarak çalıştığına
  • DBaşarılı olmasının sebebinin alt yapıyı hazırlamadan bir işe girişmemesi olduğuna

9.Soru


 

Türk dili bugünde büyük bir tehlike karşısındadır: Batı’ dan sızan kelimeler salgını! Vaktiyle Arap ve Fars dillerinden gelen kelime akışını durdurulmuştur. Bu dillerden bir tek kelime artık dilimize girecek değildir. Çağlar boyunca girmiş olanlar yavaş yavaş ayıklanmaktadır. Kalacak kelime ve deyimler ,asıllarını değiştirip Türkçeleşmiş olanlarla dini terimler niteliğinde bulunanlardır. Bu da doğaldır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

  • AArapça ve Farsçadan geçen kelimelerin büyük bölümünün ayıklandığına.
  • BArapça ve Farsçadan gelen kelimelerle mücadelede başarılı olunduğuna ; fakat aynı tehlikenin bu kez Batı’dan gelen kelimelerle yaşandığına.
  • CAsılları değiştirilmiş deyimler  ve dini terimlerin atılmasının doğal olduğuna.
  • DBatı’dan gelen kelimelerin yavaş yavaş atılmaya başlandığına.

10.Soru