ANA SAYFA

Etkileşimli Eğitim Çalışması:
1.Ünite, Hücre Bölünmesi ve Kalıtım, Mitoz, Kalıtım, Mayoz, DNA ve Genetik Kod, Adaptasyon ve Evrim,

1 / 20
  1. Mitoz Bölünme (Aynı Hücreler Oluşturan Bölünme) 
     
    Bütün canlılarda 2n kromozomlu vücut hücrelerinde görülen ve bir hücreden iki hücre oluşturan bölünme şekline mitoz bölünme denir.

    Mitoz Bölünmenin Özellikleri 
    1- Bütün canlılarda görülür. 
    2- 2n kromozomlu vücut hücrelerinde görülür. 
    3- 2n kromozomlu bir hücreden 2n kromozomlu iki hücre oluşur. 
    4- Bölünme sonucu oluşan iki hücre aynı kalıtsal bilgiye (DNA’ya) sahiptir ve birbirinin tıpa tıp aynısıdır. 
    5- Yaşam boyu devam eder. (Zigotun oluşumundan, ölüme kadar devam eder). 
    6- Bölünme sonucu oluşan hücrelerin kromozom sayısı değişmez, sabit kalır. 
    7- Tek hücrelilerde çoğalmayı, çok hücrelilerde büyümeyi, gelişmeyi, yıpranan dokuların onarılmasını ve ölen hücrelerin yerine yenilerinin yapılmasını sağlar. 
    8- Tür içinde çeşitlilik oluşturmadan (kalıtsal özellikleri değiştirmeden) türün devamını sağlar. 
    9- Mitoz bölünme başlamadan önce hücre bölünmeye hazırlık dönemi (interfaz) geçirir. 
    10- Çekirdek bölünmesi (karyokinez) ve sitoplzma bölünmesi (sitokinez) olarak iki aşamada gerçekleşir.

    SORU: Aşağıdakilerden hangisi mitoz bölünmenin özelliklerinden biridir? 

      Parça değişimi gözlenir. 
      Sadece üreme organlarında gerçekleşir. 
      Kromozom sayısını değiştirmez. 
      Dört yeni hücre oluşur.
  2. Mitoz Bölünmenin Aşamaları 
    Mitoz bölünme, çekirdek bölünmesi ve sitoplzma bölünmesi olarak iki aşamada gerçekleşir. Hücre bölünmeye başlamadan önce bölünmeye hazırlık dönemi geçirir. Bu döneme interfaz denir. İnterfaz dönemi, mitoz bölünmenin sathalarından değildir. 
    İnterfaz.
    Bölünmeye hazırlık dönemidir ve hücre bölünmeye başlamadan önce (iki mitoz bölünme arasında) gerçekleşir. İnterfaz, mitoz bölünmenin sathalarından değildir. İnterfaz döneminde; 
    1- Hücre büyür ve bölünme büyüklüğüne ulaşır. 
    2- Hücredeki kalıtsal madde iki katına çıkar, DNA yani kromozomlar kendini eşler, bir kromozomdan iki(kardeş = homolog) kromatit oluşur. 
    3Yaşamsal faaliyetler hızlanır. (ATP, mRNA, tRNA, rRNA, protein sentezi gibi). 
    4- Sentrozom kendini eşleyerek sentriolleri oluşturur. (Sentrioller kendini eşler). 
                                                                                                                                                                            
    A- Çekirdek Bölünmesi (Karyokinez): 
    Hücredeki kalıtsal yapının (DNA’nın) ikiye ayrılmasını sağlayan bölünmedir. Çekirdek bölünmesi profaz, metafaz, anafaz, telofaz olmak üzere dört safhada (bölümde=dönemde) gerçekleşir. 
    1-Profaz:                                                                                                                                                        
    1- Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar. 
    2- Sentrioller zıt kutuplara çekilir ve aralarında iğ iplikleri oluşur. 
    3Kromozomlar (iki kromatitli yapı) boyuna bölünerek kardeş (Homolog) kromatitleri oluşturur.                          
    4- Kromatitler birbirlerine bağlanır. Kromatitlerin birbirlerine bağlandığı noktaya sentromer denir. 
    5- Çekirdek zarı ve çekirdekçik erimeye başlar (kaybolur). 
    2-Metafaz:
    1- Kromozomlar, sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur  ve hücrenin ekvator düzlemine dizilirler. 
    2- Kromozomların sentromerleri ikiye bölünür ve  kromatitler birbirlerinden tamamen ayrılır. 
    3Ayrılan kromatitler sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur. 
    4- Erimeye başlayan çekirdek zarı ve çekirdekçik kaybolur. 
    3-Anafaz:                                                                                                                                                             
    1- İğ iplikleri kısalır ve ayrılan (homolog=eş) kromatitler zıt kutuplara çekilir. 
    2- Zıt kutuplara çekilen kardeş kromatitlere kromozomlar denir. 
    3- Kardeş kromatitler (kromozomlar) kutuplara ulaştığı anda anafaz tamamlanır. 
    4-Telofaz:                                                                                                                                                              
    1- Zıt kutuplara çekilen kromozomlar (kromatitler) incelip uzayarak kromatin iplikleri oluşturur. 
    2- İğ iplikleri kaybolur. 
    3- Çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur. 
    4- Çekirdek bölünmesi tamamlanır ve aynı kalıtsal bilgiye sahip iki çekirdek oluşur. 
    5- Sitoplzma bölünmesi başlar. 
    6- Profazın tam tersi şeklinde gerçekleşir. 
     SORU : Mitoz bölünmenin hangi aşamasında ekvator düzlemine dizilen kromozomların kromatitleri birbirinden ayrılır. Her bir iğ ipliklerinin yardımıyla hücrenin bir kutbuna doğru çekilir. Sitoplazma bölünmeye başlar?
      1.EVRE (Profaz) 
      2.EVRE (Metafaz) 
      3.EVRE (Anafaz)
      4.EVRE (Telofaz)
                                           
  3. Mitoz bölünmenin hangi aşamasında kutuplara çekilmiş olan kromozomlar tekrar ipliksi bir yapıya dönüşerek uzar ve profaz safhasının başında olduğu gibi belirsizleşir. İğ iplikleri kaybolur. Çekirdekçik yeniden belirir ve çekirdek zarı oluşur?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  4. Mitoz bölünmenin hangi aşamasında eşlenmiş (2 kromatitli) kromozomlar, hücrenin merkezine doğru ilerler. Hücrenin orta düzleminde bir sıra halinde dizilir?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  5. 1- Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar. 
    2- Sentrioller zıt kutuplara çekilir ve aralarında iğ iplikleri oluşur. 
    3Kromozomlar (iki kromatitli yapı) boyuna bölünerek kardeş (Homolog) kromatitleri oluşturur.
    4- Kromatitler birbirlerine bağlanır. Kromatitlerin birbirlerine bağlandığı noktaya sentromer denir. 
    5- Çekirdek zarı ve çekirdekçik erimeye başlar (kaybolur). 
    Yukarıda mitoz bölünmenin hangi aşaması anlatılmıştır?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  6. 1- İğ iplikleri kısalır ve ayrılan (homolog=eş) kromatitler zıt kutuplara çekilir. 
    2- Zıt kutuplara çekilen kardeş kromatitlere kromozomlar denir. 
    3- Kardeş kromatitler (kromozomlar) kutuplara ulaştığı anda anafaz tamamlanır. 
    Yukarıda mitoz bölünmenin hangi aşaması anlatılmıştır?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  7. 1- Kromozomlar, sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur  ve hücrenin ekvator düzlemine dizilirler. 
    2- Kromozomların sentromerleri ikiye bölünür ve  kromatitler birbirlerinden tamamen ayrılır. 
    3Ayrılan kromatitler sentromerlerinden iğ ipliklerine tutunur. 
    4- Erimeye başlayan çekirdek zarı ve çekirdekçik kaybolur. 
    Yukarıda mitoz bölünmenin hangi aşaması anlatılmıştır?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  8. 1- Zıt kutuplara çekilen kromozomlar (kromatitler) incelip uzayarak kromatin iplikleri oluşturur. 
    2- İğ iplikleri kaybolur. 
    3- Çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur. 
    4- Çekirdek bölünmesi tamamlanır ve aynı kalıtsal bilgiye sahip iki çekirdek oluşur. 
    5- Sitoplzma bölünmesi başlar. 
    6- Profazın tam tersi şeklinde gerçekleşir. 
    Yukarıda mitoz bölünmenin hangi aşaması anlatılmıştır?
      Profaz
      Metafaz
      Anafaz
      Telofaz
  9.  B- Sitopalzma Bölünmesi (Sitokinez) 
    Sitoplzmanın ikiye ayrılmasını sağlayan bölünmedir. Çekirdek bölünmesi telofazda tamamlandıktan sonra sitoplzma bölünmesi başlar. 
    Çekirdek bölünmesi bitki ve hayvan hücrelerinde aynı şekilde gerçekleşirken sitoplzma bölünmesi farklı şekilde gerçekleşir. 
    Hayvan hücrelerinde, sitoplzma bölünmesi boğumlanma ile gerçekleşir. Çekirdek bölünmesinin anafaz evresinde hücre boğumlanmaya başlar, telofaz sonunda ise boğumlanma tamamlanınca sitoplzma bölünmesi tamamlanmış olur. 
    Bitki hücrelerinde sitoplzma bölünmesi orta lamel oluşması sayesinde gerçekleşir. Çekirdek bölünmesinin telofaz safhası sonunda hücrenin orta kısmında orta lamel oluşur, orta lamel kenarlara doğru uzar ve sitoplzma bölünmesi gerçekleşir. Sitoplzma bölünmesi sonucu hücre zarı ve hücre çeperi oluşur. (Orta lamel kalınlaşır, iki yanında hücre duvarı ve hücre zarı oluşur). 
     1- Mitoz bölünme sonucu hücre sayısı artar, kromozom sayısı sabit kalır. 
    2- Mitoz bölünme zigotun oluşumu ile başlar ve ölüme kadar devam eder. 
    3Mitoz bölünmede çekirdek bölünmesinden sonra sitoplzma bölünmesi gerçekleşmezse çok çekirdekli hücreler oluşur. Çizgili kas hücreleri çok çekirdekli hücre lerdir. 
    4- Mitoz bölünme sonucu oluşan hücreler ancak belli olgunluğa (bölünebilme büyüklüğüne) ulaştıktan sonra tekrar mitoz bölünme gerçekleştirebilirler. 
    5- Mitoz bölünme sonucu oluşacak hücre sayısı 2 üzeri n formülü ile bulunur. Bu formülde n, bölünme sayısıdır. Mitoz bölünme, eşeysiz üremenin temelini oluşturur.  
    6- İnsanlarda mitoz bölünme farklı hızlarda gerçekleşir. yaş ilerledikce hız yavaşlar.                                      
    7- Bitki ve hayvan hücrelerinde mitoz bölünmenin üç önemli farklılığı vardır.Bunlar; 
    a- Bitki hücrelerinde sitoplazma bölünmesi orta lamel oluşumu ile, hayvan hücrelerinde ise boğumlanma ile gerçekleşir.
    b- Hayvan hücrelerinde iğ ipliklerinin oluşmasnı sentrioller, bitki hücrelerinde ise kutup başlıkları saplar. (Kutup başlıkları, sitoplazmadaki proteinlerden oluşur).
    c- Hayvan hücrelerinde sentrozom eşlemesi görülürken bitki hücrelerinde görülmez.
    SORU: Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
      Mitoz bölünme sonucu hücre sayısı azalır, kromozom sayısı sabit kalır.
      Mitoz bölünme zigotun oluşumu ile başlar ve ölüme kadar devam eder. 
      Mitoz bölünme sonucu oluşan hücreler ancak belli olgunluğa (bölünebilme büyüklüğüne) ulaştıktan sonra tekrar mitoz bölünme gerçekleştirebilirler. 
      Bitki ve hayvan hücrelerinde mitoz bölünmenin üç önemli farklılığı vardır.
  10. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
      Bitki hücrelerinde sitoplazma bölünmesi orta lamel oluşumu ile, hayvan hücrelerinde ise boğumlanma ile gerçekleşir. 
      Hayvan hücrelerinde iğ ipliklerinin oluşmasnı sentrioller, bitki hücrelerinde ise kutup başlıkları saplar.
      Bitki hücrelerinde sitoplazma bölünmesi orta lamel oluşumu ile, hayvan hücrelerinde ise boğumlanma ile gerçekleşir. 
      Sadece bitki hücrelerinde bölünme zigotun oluşumu ile başlar ve ölüme kadar devam eder. 
  11. X canlısının sperm hücresinde 15 kromozom vardır. Bu canlının deri hücresinde bulunan kromozom sayısı kaçtır?
      12
      15
      25
      30
  12. Y canlısının somatik hücrelerinde bulunan kromozom sayısı 56 dır. Bu canlının mitoz bölünmesinde kaç tane kardeş kromatid gözlenir?
      48
      56
      112
      132
  13. Bir canlının yumurta hücresinde bulunan kromozom sayısı 24 dür. Bu canlının somatik hücrelerinde bulunan kromozom sayısı kaçtır?
      24
      48
      32
      64
  14. KALITIM BİLİMİ (GENETİK)

      Bir canlının ana,baba veya daha büyük ana babalarından birine benzemesine; yani ana baba karakterlerinin yavrularına aktarılmasına KALITIM  (  Genetik ) denir. 

     

    MENDEL’İN KALITIMA KAZANDIRDIĞI BİLGİLER

      Avusturyalı Gregor Mendel matematik ve biyoloji  öğrenimi gördü. Bezelyeler üzerinde çalışmalar yaptı.Bu deneyler sonucu KALITIM BİLİMİ ortaya çıktı. Mendelin yaptığı çalışmaların sonuçları bugün bile geçerlidir.

      Mendel’in kalıtım ile ilgili çalışmalarında bezelyeleri kullanmasının sebebi;

    • Bezelyeler kısa sürede çok fazla oğul döl verirler. 1   yılda 4 kez
    • Döllenme kontrolü çok kolaydır.  (Dış döllenmeye  kapalıdır)
    • Çeşitlerinin çok olması
    • Yetiştirilmesi kolaydır.

     

      Canlılarda çeşitliliğe neden olan her bir özelliğe karakter denir. Sadece canlının yaşamını etkileyen karakterlere kalıtsal olmayan karakterler denir. Vücut ağırlığı, organ eksikliği, konuşma şekli, saç uzunluğu kalıtsal olmayan karakterlerdi. Nesilden nesile aktarılanlara da kalıtsal karakter denir. Kan grupları, göz rengi, saç rengi, protein yapısı kalıtsal olan karakterlerdir.

      Kromozomlarımızda bulunan kalıtsal özelliklerimizi taşıyan yapılara  gen denir. Genler harflerle gösterilir. Bir karakterin oluşması için anne ve babadan gelen 2 gen kullanılır.

     

    1 karakter ( gen) = Anne geni + Baba geni

     

      Karakterlerin ortaya çıkmasında çok etkili olan genlere baskın (dominant) gen denir. Dominant genler bulunduğu canlıda taşıdığı karakteri oluşturur. Büyük harflerle gösterilir. (A, B, C, D gibi.) Siyah saç geni, koyu ten geni, siyah göz geni, uzun boy geni, A grubu geni gibi.

      Karakterlerin ortaya çıkmasında etkili olmayan genlere çekinik (resesif) gen denir. Çekinik genler baskın genler olmadığında taşıdığı karakterleri oluştururlar. Küçük harflerle gösterilir. (a, b, c, d gibi.) Sarı saç geni, açık ten geni, yeşil göz geni, kısa boy geni,
    O grubu geni gibi.

      Bir karakterin oluşmasında kullanılan genler birbirinin aynısı olursa karakterlere homozigot (saf)karakter denir. (AA, BB, cc, dd …) Bir karakterin oluşmasında kullanılan genler birbirinden farklı olursa karakterlere heterozigot (melez) karakterler denir.

      Canlı karakterlerin oluşmasında kullanılan genlerin her türlü özelliğine genotip denir. Karakterin baskın ya da çekinik olması, saf ya da melez olması gibi. Canlıdaki karakterlerin dış görünüşüne de fenotip denir. Kan grubunun A, B olması, gözün siyah, yeşil olması gibi.

      Karakterlerin yapı ve özelliklerini araştıran, karakterlerin nesilden nesile aktarılma kurallarını inceleyen bilime genetik denir. Genetikle ilgili ilk çalışmaları Gregor Mendel

     yapmıştır. Bezelyelerle yapılan ilk kalıtımsal çaprazlamalarla mendel yasaları oluşmuştur

    SORU: Aşağıdakilerden hangisi “Fenotip” kavramına uygun bir tanımdır? 
      Eşey hücrelerinin oluşmasını sağlar. 
      Kalıtsal özelliğe bağlı olarak oluşan fiziksel özelliklerdir. 
      Canlının kalıtsal yapısında meydana gelen değişikliktir. 
      Bir hücreli organizmalar için eşeysiz üreme şeklidir.
  15. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
      Karakterlerin ortaya çıkmasında etkili olmayan genlere çekinik (resesif) gen denir.
      Bir karakterin oluşmasında kullanılan genler birbirinin aynısı olursa karakterlere homozigot (saf) karakter denir.
      Canlı karakterlerin oluşmasında kullanılan genlerin her türlü özelliğine fenotip denir. Karakterin baskın ya da çekinik olması, saf ya da melez olması gibi. Canlıdaki karakterlerin dış görünüşüne de genotip denir.
      Bir karakterin oluşmasında kullanılan genler birbirinden farklı olursa karakterlere heterozigot (melez) karakterler denir.
  16. DNA ve Genetik Kod

    Genetik özelliklerimiz hücrelerimizdeki çekirdeğin içinde bulunan kromozomlarda taşınır. Kromozomlar DNA ve özel proteinlerin birleşmesiyle oluşur

    DNA, hücrenin yönetici molekülüdür ve beslenme, solunum, üreme gibi canlılık faaliyetlerini yönetir. DNA'nın yapısında kalıtsal özelliklerimize etki eden yapılar bulunur. Bu yapılar genlerdir. Kalıtsal bilgiler genler tarafından taşınır.
    Bilim insanları James Watson (Ceyms Vatsin) ve Francis Crick (Firensis Kirik) birlikte çalışarak üstte görülen DNA'nin yapısını temsil eden modeli hazırlamışlardır.
    Nükleotitler DNA'nın temel yapı birimleridir. Bir nükleotidin yapısında aşağıdaki gibi fosfat, seker ve organik baz bulunur. Organik bazlar adenin (A), timin (T), sitozin (C) ve guanin (G)'dir. Nükleotidler hangi organik bazı içeriyorlarsa o bazın ismiyle adlandırılırlar.
    Fosfat+Şeker+Organik baz=Nükleotit
    *Nükleotitin yapısında bulunan şeker 5 karbonlu olup Deoksiriboz şekeridir.
    *Fosfatlar DNA ya asitsi özelliği kazandırırlar.
    *Nükleik asitler iki çeşittir. DNA ve RNA dır.
    *Her bir Nükleik asidin (DNA) yapısındaki 4 çeşit nükleotidin farklı sıra , miktar ve farklı kullanımı sonucu farklı kalıtsal şifrelere sahip nükleik asitler (DNA) oluşur.
    Örneğin adenin bazını içeren nükleotit "adenin nükleotit", guanin bazını içeren nükleotit "guanin nükleotit" olarak adlandırılır.
    DNA'da, nükleotidler bir iplik oluşturacak şekilde bir araya gelirler. Bu iplikte her zaman adeninin karşısına timin, sitozinin karsısına guanin nükleotiti gelir.
    DNA, iki iplikten veya zincirdenoluşur. Üstteki şekilde görüldüğü gibi birbirinin etrafında dolanan bu iplikler, DNA'nın bükülmüş bir merdiven gibi görünmesine sebep olur.
    *DNA da Guanin nükleotit ile Sitozin nükleotit arasında 3 adet hidrojen bağı vardır.
    *DNA da Adenin nükleotit ile Timin nükleotit arasında 2 adet hidrojen bağı vardır.
    Bu Hidrojen bağları ile bağlanmış yapıya ikili sarmal olarak adlandırılır. Bu iki zincirin birleşmesi ile DNA oluşur.
    Çevremize baktığımızda canlıların birbirlerinden ve diğer canlı türlerinden farklı olduğunu görüyoruz. Bir insanin, tırtılın, domatesin, hidranın; kısacası bütün canlıların her birinin hücrelerindeki yönetici molekül DNA'dır.

    Hücre bölünmesi öncesinde hücredeki DNA molekülü miktarı iki katına çıkar. Bu olaya DNA'nın kendisini eşlemesi adi verilir.
    DNA'nin kendisini nasıl eslediği üstteki şekilde görülmektedir.
    DNA kendini eşlerken önce
    *DNA'nın iki ipliği bir enzim yardımı ile birbirinden ayrılır. Aralardaki hidrojen bağları kopar.
    *Daha sonra sitoplazmada serbest halde bulunan nükleotidler çekirdeğin içerisine girer ve DNA'nın açılan kısmındaki nükleotidlerle eşleşir.
    *Bu esleşme sırasında, adenin nükleotitin karsısına timin nükleotit, sitozin nükleotitin karsısına da guanin nükleotit gelir.
    *Sonuçta başlangıçtaki DNA molekülünün aynisi olan bir DNA molekülü daha oluşur.
    DNA, hücre bölünmesi sırasında kendini eşleyerek yapısında bulunan bilgilerin yeni oluşacak yavru hücrelere geçmesini sağlar. Bütün canlılarda DNA molekülü adenin, timin, sitozin ve guanin bazlarından oluşmasına rağmen nükleotitlerin sayısında ve dizilisindeki farklılıklar canlıların birbirinden farklı olmasını sağlar.
    Kromozomlar DNA'ları, DNA' lar da genetik özellikleri belirleyen genleri taşır. Genler ise nükleotidlerden oluşur.
    Tahtaya yazılan bilgileri defterimize geçirirken bazı hatalar yapabiliriz. Benzer şekilde DNA molekülü de kendisini eslerken hatalar oluşabilir.
    Mutasyon
    DNA dizilimindeki bu değişiklik, farklı genetik özelliklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bazen, hücre bölünmesi sırasında kromozomların sayısında artma ya da azalma şeklinde değişiklikler de olabilir. DNA dizilimindeki ve kromozomlardaki değişiklikler mutasyon olarak adlandırılır.
    Radyasyon , bazı kimyasal maddeler , ilaçlar ve güneş ışığı mutasyona sebep olabilir: Örneğin, gebelik döneminin ilk aylarında röntgen filmi çektirmek bebekte mutasyona, dolayısıyla gelişim bozukluklarına sebep olabilir.
    Mutasyonlar,
    *Hem vücut hem de üreme hücrelerinde oluşabilir.
    *Üreme hücrelerinde görülen mutasyonlar dölden döle geçme özelliğine sahiptir.
    *Vücut hücrelerinde görülen mutasyonlar ise ancak eşeysiz üreme gösteren canlılarda dölden döle geçebilir.
    *Mutasyonların etkileri olumlu veya olumsuz olabilir. Örneğin bitki üreme hücrelerinde görülen mutasyon sonucu bitkilerin
    büyüklüğü ya da tohumlarının sayısında değişiklik oluşabilir.
    *Diğer taraftan zararlı mutasyonlar da vardır. insanların genlerinde meydana gelen bazı mutasyonlar farklı hastalıkların ve genetik bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Örneğin; hemofili, orak hücreli anemi, albinoluk, alti parmaklılık, Down sendromu gibi rahatsızlıklar, mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır.
    *Ayni şekilde, bazı mutasyonların kansere sebep olduğu da bilinmektedir.

    Modifikasyon
    Çuha çiçeği ortam sıcaklığı 15-25 oC arasındaki bir ortamda yetiştirilirse çiçeklerin rengi kırmızı, 25-35 oC arasındaki bir ortamda yetiştirilirseçiçeklerinin rengi beyaz olur.
    Ari ve karıncalarda larvaların beslenme koşulları değiştiğinde vücut şekilleri ve davranışları değişir. Ari larvaları çiçek tozuyla
    beslendiğinde isçi arılar, ari sütüyle beslendiğinde ise kraliçe ari oluşur.
    Çuha bitkisi, ari ve karıncalarda görüldüğü gibi çevre şartlarının etkisiyle canlılarda ortaya çıkan ve kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon adi verilir. Spor yapan kişilerde kasların gelişmesi, yazın güneşli günlerde teninizin bronzlaşması da modifikasyona örnektir.
    *Kalıtsal değildir. Nesilden nesile aktarılmaz.
    Tek yumurta ikizlerinde genetik yapı aynidir. Bu ikizler farklı çevre şartlarında yetiştiklerinde farklı özellikler gösterirler.Bu modifikasyona örnektir.

    Genetik Mühendisliği
    Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Gelecekte, canlıların genetik yapılarının değiştirilmesiyle raf ömrü uzun, zararlı böceklere dayanıklı bitkilerin üretilebilecektir.
    Genetik mühendisliğinin uygulamaları, insanlığın başta sağlık ve gıda olmak üzere birçok problemini çözmek ümidiyle günümüzde hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Birçok genetik mühendisi, genlerle ilgili anormallikleri düzeltmek üzere çalışmalar yapmaktadır. Bunlarla öncelikle üreme hücrelerindeki zararlı genlerin gelecek kuşağa aktarılmasını önlemek amaçlanmaktadır. ilk genetik mühendisliği uygulamaları bitkilerin direncini artırmak amacıyla yapılmıştır. ilerleyen yıllarda DNA parmak izi, klonlama, gen tedavisi gibi çalışmalarla bu alandaki araştırmalar devam etmiştir. DNA'larımızda yer alan bazların dizilimi hepimizde farklılık gösterir. Belirli tekniklerle bu dizlimin, tıpkı mürekkebe bastırılmış parmak izi gibi bir izinin çıkarılması işlemine DNA parmak izi adi verilir. Klonlama ise DNA'nın belirli bir bölümünün, genellikle de bir genin kopyasını oluşturmak için kullanılan bir yöntemdir. Gen tedavisi; hastalara tedavi edici genleri aktararak ya da zararlı olan genleri etkisiz hale getirerek kronik sağlık problemlerini çözmektir. Ayrıca tarım ve hayvancılıkta daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için, türlerin ıslahı konusunda çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Genetik uygulamalar, yediğimiz bitkilerde birçok değişime yol açmıştır. Su anda antibiyotikler, hormonlar gibi kimyasal maddelerin üretiminde kullanılmak üzere bazı bitkilerin genetik yapısı değiştirilmektedir. Mikroplara ve böceklere karsı dirençli olacak şekilde geliştirilmiş bitki çeşitleri, genetik mühendisliği uygulaması sonucu oluşan ürünlerdendir. Genetik mühendisliğindeki gelişmelerin olumlu sonuçları tüm dünyada takdirle karşılanmakta ve bu konudaki geleceğe yönelik beklentileri artırmaktadır.Genetik mühendislerinin uygulamaları bazı problemleri de beraberinde getirmektedir. Örneğin genetik mühendisliği çalışmaları sonucunda zararlı bir böceğe karşı direnç kazanmış bir bitki üretildiğini düşünelim. Bu bitkinin polenleri zararlı böceğe karşı direnç oluşturan genleri taşır. Bu genleri taşıyan polenler de yakında büyüyen yabani bitkilere ulaşabilir. Genin bu şekilde yayılımı böceklerin yabani bitkilerle beslenmesini engelleyeceğinden ekosistem içindeki besin ağını bozabilir. Biyoteknolojik yöntemlerle, canlı hücreleri kullanarak endüstri ve tip alanında kullanılmak üzere çeşitli maddeler üretilir. Kanser, AIDS gibi birçok hastalığın tedavisi ve önlenmesinde kullanılacak genetik ürünlerin elde edilmesi, büyüme geriliği gibi sorunlara çare olacak ya da bulaşıcı hastalıklara karşı koyacak proteinlerin üretimi, hasar görmüş beyin hücrelerinin ve omuriliğin onarımı, vitamin tabletleri, meyveli yoğurt üretimi biyoteknoloji uygulamalarına verilebilecek örneklerdendir.

    SORU: DNA molekülü ile ilgili, aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru değildir? 
      Çift iplikli, kendini eşleyebilen bir moleküldür. 
      Her nükleotitinde bir tane riboz şekeri bulunur. 
      Dört çeşit nükleotitten oluşur. 
      İki ipliğini bir arada, bazlar arasında kurulan zayıf hidrojen bağları tutar.
  17. Yapısındaki toplam nükleotit sayısı bilinen bir 
    DNA molekülünde: 
    I. toplam adenin bazı sayısı
    II. toplam deoksiriboz şekeri sayısı
    III. toplam hidrojen bağı sayısı
    IV. toplam pürin bazı sayısı
    V. toplam fosforik asit sayısı hangileri hesaplanabilir? 

      I – II ve III 
      II – IV ve V 
      I – III ve IV 
      II – III – IV ve V
  18. Adaptasyon ve Evrim (Konu Anlatımı)

    Farklı ekosistemlerde yasayan canlılar çevreye uyum sağlamak için belirgin özellikler kazanmıştır. Canlıların belirli ortam koşullarında yasama ve üreme şansını artıran fiziksel yapılar, davranışlar gibi kalıtsal özellikler kazanmasına adaptasyon adi verilir. Canlılar beslenme, barınma, avlanma, üreme ve düşmanlarından korunma gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için adaptasyon gösterirler. Örneğin deve kuşları çok hızlı koşabilmek için uzun ve güçlü bacaklara sahiptir. Penguenler perdeli ayakları sayesinde hızla yüzer ve deri altlarında depoladıkları yağ, soğuk ortamlarda vücut sıcaklıklarını korumalarını sağlar.
    Ayni ekosistemde yasayan canlılar hayatta kalmak için benzer adaptasyonlar geliştirir.
    Ayni şekilde, kutuplarda yasayan penguenlerin vücut yapıları da bu özellikler bakımından kutup ayıları ile benzerdir. Her iki hayvan türü de soğuktan korunmak için derilerinin altında yağ biriktirirler.

    Bazı hayvanların kış uykusuna yatması, göç etmeleri, bitkilerin yapraklarını dökmesi birer adaptasyondur.
    Soğuk bölgelerde yasayan canlılar gibi sıcak bölgelerde yasayan canlılar da yasadıkları bölgede hayatta kalabilmek için benzer adaptasyonlar gösterirler.
    Canlıların yasadıkları ortamlardaki değişimlere adaptasyonları, biyolojik çeşitliliğe katkıda bulunur.

    Örneğin, ülkemizde ormanlarda doğal olarak yetişen meşe ağacının farklı birçok türü  bulunmaktadır. Meşe ağaçları arasındaki bu çeşitliliği başka canlı türlerinde de görebiliriz.
    Türlerdeki bu farklılık ve çeşitlilikler çok eski zamanlardan beri insanların dikkatini çekmişti. Ancak bu çeşitliliğin nedeni ve nasıl oluştuğu belirlenememişti. Bundan yalnızca iki yüzyıl öncesine kadar Dünya ve üzerinde yasayan canlıların değişmediği düşünülmekteydi. Ancak nesli tükenmiş türlere ait fosillerin bulunması, canlıların değişmediği fikri hakkında sorular sorulmasına ve bu konuda araştırmalar yapılmasına yol açmıştır.

    SORU: Aşağıda verilen canlıların hangisinde, yumurtadan çıkan bireyler başkalaşım geçirdikten sonra ergin bireylere benzemeye başlar? 
      Balık 
      Kurbağa 
      Kuş 
      Sürüngen
  19. Genetik biliminde kendi adıyla bilinen deneyleri yapan bilim adamı kimdir? 
      Darwin 
      Lamark 
      Gregor Mendel 
      Robert Hooke
  20. Darwin’e göre; 
    I. Yaşam ortamlarının bir engelle ayrılması
    II. Çevreye uyum sağlayabilenlerin yaşamını sürdürmesi
    III. Fazla kullanılan organın gelişimini sürdürmesi durumlarından hangileri türdeki değişimin nedenlerindendir? 
      Yalnız I 
      Yalnız II 
      II - III 
      I – II