ANA SAYFA

Paragraf Bilgisi Konu Anlatımlı Test;
Paragraf Bilgisi, Yapı, Konu, Ana düşünce, Yardımcı Düşünce, Anlatım Biçimleri, Paragraf, Paragrafın Yapısı, Giriş Cümlesi, Gelişme Cümlesi, Sonuç cümlesi, Paragrafın Konusu, Paragrafın Başlığı, Paragrafın Anadüşüncesi, Paragrafta Yardımcı Düşünce, Anlatım Teknikleri, Açıklayıcı Anlatım, Tartışmacı Anlatım, Öyküleyici Anlatım, Betimleyici Anlatım,

1 / 20
  1. Paragraf:
    Paragraf bir anlatım birliğidir. Birden fazla cümlenin anlam ve anlatım bakımından bir bütünlük içinde
    düşünceyi iletmesiyle oluşan cümleler birliğidir. Bir duyguyu, düşünceyi, bilgiyi aktarmada kullanılan
    paragrafın, kendine özgü oluşturulma, teknik ve yöntemleri vardır. Tek cümle ile anlatılamayanları birden
    fazla cümle ile anlatmak için kullanılan yöntemdir. Paragrafla ilgili özellikleri aşağıdaki başlıkları esas alarak
    inceleyeceğiz.
    - Paragrafın Yapısı
    - Paragrafın Konusu
    - Paragrafın Anadüşüncesi
    - Paragrafta Yardımcı Düşünceler
    - Paragrafta Anlatım Teknikleri
    Paragrafın Yapısı:
    Paragraf birden fazla cümlenin oluşturduğu anlatım biçimidir. Bu cümleler bir araya gelip paragrafı
    oluştururken belli bir kural, anlam ve dil özellikleri göz önünde bulundurulur. Anlamsal ve biçimsel güzelliği
    sağlamak, düşüncenin doğru iletilmesinde etkilidir. Dilbilgisi açısından uygunluk taşımayan anlamsal
    bütünlüğü olmayan paragraflarda düşüncenin sağlıklı iletimi mümkün değildir.
    Paragraf yapısı bakımından üçe ayrılır.
    a. Giriş cümlesi b. Gelişme cümleleri c. Sonuç cümlesi
    Giriş Cümlesi:
    * Giriş bölümünde yazar çoğunlukla ele aldığı konuyu verir. Paragrafı okuyan kişi yazarın hangi konuyu ele
    aldığını giriş cümlesinden anlar.
    Giriş cümlesi, kendisinden sonraki cümlelerle anlamsal ve biçimsel olarak bağlantılıdır. Kendisinden önce bir
    başka cümle daha olduğu izlenimi vermemelidir. Giriş cümlesinde belgisizlik anlamı veren sözcüklerin
    bağlaçların kullanılması, o cümleden önce başka cümlelerin olduğu izlenimi verebilir.
    Örneğin:
    Kendini yazılarıyla ifade edemeyince bu kez de bu yöntemi denemiştir.
    Bu cümlede altı çizili söz birliği bu cümleden önce bir başka cümle olduğu izlenimi vermektedir.
    Sanatçı da eleştirilere her zaman açık olabilmelidir.
    Bu cümlede ise “da” bağlacı kendisinden önce cümle olduğu izlenimi vermektedir. Bu cümleler giriş cümlesi
    olamaz. Giriş cümlesi, açıklanmaya geliştirilmeye uygun olmalıdır. Örneğin:
    Eğitim sisteminde aksayan pek çok taraf vardır.
    Çocukların ve yaşlıların çok daha fazla sevgiye ihtiyacı olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
    Gelişme Cümlesi:
    Paragrafın cümle sayısı en fazla olan bölümüdür. Giriş bölümünde verilen konu, gelişme bölümünde
    geliştirilip açıklanır. Bu bölümde cümle sayısı fazla olduğu için bu cümleler arasında bütünlük sağlanmış
    olmalıdır. Gerek konu gerekse dilbilgisi kuralları bakımından bütünlük göstermelidir. Gelişme bölümünün bir
    başka özelliği de örneklerin, açıklamaların kullanıldığı bölüm olmasıdır. Anlatım biçimleri bu bölümde
    kullanılır .

    …Gerçek sanat, halkı anlatır. Bir sanat eserinde halk kendini ne kadar çok bulursa o eseri o kadar çok
    sever. Sanatçı halkın duygu ve düşüncelerini ne kadar iyi anlatırsa o kadar başarılıdır. Anlaşılmayan,
    okunmayan, kütüphanelerin raflarında tozlanan kitabın kime faydası olur ki?
    Düşüncenin akışına göre aşağıdakilerin hangisini bu parçanın başına getirmek uygun olur?
      Sanatçı yaratıcı olabilmelidir.
      Sanatçı topluma yön verebilmelidir.
      Duygularını anlatmak sanatçı olmanın gereğidir.
      Sanatçı halkı anlatan, halka ulaşan eserler yazarsa başarılı olur.
  2. (1) Sinemanın mucizesi insan yüzünün yakın planıdır. (2) Geniş açıya yönelik bu akım, kısmen sinemanın geçirdiği dönüm noktası olan teknolojik değişimlerle açıklanabilir. (3) Bu yüzden sinemanın şimdilerde yakın planlardan kaçması şaşırtıcı. (4) Bunun sebebini anlamakta zorlanıyorum.
    Yukarıda numaralarla belirtilmiş cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
      1
      2
      3
      4
  3. (1) Köpekler daha yabanda yaşarken güçlü koku alma duyuları ile hızları sayesinde avlanıp yaşamını sürdürüyorlardı. (2) Avı, daha iyi yakalamalarını sınırlayan içeri çekemedikleri tırnaklarıdır. (3) Fakat çitalar ve köpekler, tırnaklarını keskin uçlu pençeler durumuna getiremezler. (4) Aslan, kaplan ve leopar gibi yabani tüm kediler çekebildikleri ve istediklerinde ayak kaslarını gererek açabildikleri pençelerini ava batırabilirler.
    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yer değiştirirse parçada anlamlı bütünlük sağlanmış olur?
      1. ve 2.
      2. ve 3.
      2, ve 4.
      3. ve 4.
  4. Sonuç cümlesi:
    Paragrafın son bölümüdür. Giriş bölümünde verilen konu, gelişme bölümünde açıklanır. Sonuç bölümünde
    ise özetlenir. Sonuç bölümü tek cümledir. Kısa, açık ve özet niteliği taşıyan cümledir. Özet niteliği taşıyan bu
    cümle genellikle de özet anlamı veren sözcüklerle başlar. “Demek ki, anlaşılıyor ki, bu nedenle, buna
    dayanarak, o halde” gibi söz ve söz öbekleri sonuç cümlesinde kullanılır.

    Günümüzdeki ekonomik koşulların sanatçıları da etkilediği bir gerçektir. Ancak sanatçıların öncelikle
    mücadeleci bir insan olmaları gerekir Sanat, büyük fedakârlıkların, uzun uğraşıların bir sonucudur.
    Maddi kazanç için sanatla uğraşanlar bir bir kaybolmuşlardır. İnsan iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya
    çalışırsa birini kırar. Maddi kazancı bir tarafa bırakıp sanat peşinde koşanlar…
    Yukarıdaki paragraf aşağıdakilerin hangisi ile tamamlanabilir?
      hiçbir zaman başarıyı yakalayamamışlardır.
      büyük başarılara imza atmışlardır.
      zaman zaman yanılgılara düşmüşlerdir.
      halkı destekleyip ona yol göstermek gerekir.
  5.  Tiyatroyu hem hayata benzediği için, hem benzemediği için seviyoruz. Gerçek olanla düş olanın arasında kaldığımız için, doğru ile yalanı birbirine karıştırdığımız için seviyoruz. Çünkü …
    Paragrafı, tamamlayabilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?
      Tiyatro hem hayatın ta kendisi, hem de sanatçının kurmacasıdır.
      Tiyatro bize her zaman doğruyu gösterir.
      Tiyatro gerçek hayatın sahneye yansımasıdır.
      Tiyatroda kendimizi olaylara yön veren kahramanların yerine koyarız.
  6. Paragrafın Konusu:
    Her paragrafın konusu mutlaka vardır. Yazarın yazısıyla okuruna iletmek istediği bir mesajı vardır. Bu
    mesajın neyle ilgili olduğunu okuyucuya bildiren konudur. Konu, hiçbir zaman yargı ifadesi taşımaz.
    Düşünceyi iletir, düşünceyle ilgili mesajı iletmez. Konu, paragrafta iletilen düşüncenin adlandırılmasıdır.
    Paragrafın konusunu bulabilmek için “Yazar neden bahsediyor?” sorusunu aklımızda tutarak paragrafı
    okumalıyız. Bu soruya paragraftan aldığımız yanıt paragrafın konusudur. Bir paragrafta ancak bir konu olur.
    İkinci bir konu ele alınacaksa başka paragrafa geçilmelidir.

    Sanatın temel konusu insandır, insanla ilgili her şeyi sanatta bulabiliriz. Sanat, toplumun aynası olduğu için, toplumdaki değişmeleri sanatın yansıtması doğaldır. Sanatçıların da toplumla birlikte yaşayışı, duyuşu, düşünüşü de değişir. Bu toplumsal değişim sanatın değişmesine de yol açar.
    Bu paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
      Sanat toplumu yansıtır.
      Sanatçı toplumdan etkilenir.
      Sanatçı toplumu yönlendirir.
      Toplum sanatı değiştirir.
  7. Toplumsal değerlerin sese bürünmüş şeklidir türküler. Türküler sesimiz, yürek sızılarımızdır. Dilimizin rengi, güzelliği; sözümüzün özüdür. Türküler sinelere hapsedilen aşkların dilidir.
    Yukarıdaki parçada türkülerin hangi niteliğine değinilmemiştir?
      Sadece ozanlarca bestelendiğine
      Dilin güzelliklerini gösterdiğine
      Duyguları ifade ettiğine
      Toplumsal değerleri yansıttığına
  8. Kırmızı renk, her yere farklı anlamlar yükler. Manavda domates, Adana’da kan kırmızı karpuz, Ereğli’de mis kokulu çilek… Hastanede ameliyathaneye son anda yetiştirilen kan…
    Bu parça aşağıdakilerden hangisini anlatmaktadır?
      Kırmızı rengin çok sevilmesi
      Kırmızı rengin kişilere çağrıştırdıkları
      Kırmızı rengin kullanıldığı yerler
      Kırmızı rengin dikkat çekici olması
  9. Paragrafın Anadüşüncesi:
    Cümle ve paragraf bir düşünceyi iletme biçimidir. Her cümlenin ve paragrafın bir amacı vardır. Bir duyguyu,
    düşünceyi iletmede araçtır. Dolayısıyla her cümlenin ve paragrafın bir mesajı vardır. Yazarın ele aldığı konu
    ile ilgili iletmek istediği mesaj okuyucuya, oluşturmak istediği görüş, paragrafın anadüşüncesidir.
    Anadüşünce, yargı özelliği taşır. Her paragrafın anadüşüncesi vardır. Anadüşünce, yazarın ele aldığı konuya
    bakış açısıdır. Paragrafın konusunun daha önce yargı taşımadığını belirtmiştik. Anadüşünce, konunun hangi
    yönden değerlendirildiğini gösteren yargı bildiren, görüş belirten söz birimidir.
    Anadüşünce paragrafın başında da sonunda da yer alabilir. Anadüşünce, paragrafın en genel yargısıdır.
    Anlatılanların özetidir.

    Bence en büyük kötülüklerimiz, küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz bizi emzirip
    büyütenlerin elindedir. Çocuk, bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere içinde
    bırakır, anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı
    öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve haince aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik
    belirtisi sayarak sevinir. Bu tür eğitim yanlıştır.
    Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
      Çocuk eğitiminde annenin rolü büyüktür.
      Olumsuz hareketleri hoş görmek yanlış bir eğitim yoludur.
      Kötülükler çocuk yaşta varlığını hissettirir.
      Çocuk eğitiminde çevrenin rolü büyüktür.
  10. Paragrafta Yardımcı Düşünce:
    Yazar, giriş bölümünde ele aldığı konuyu gelişme bölümünde açıklar, örnekler, geliştirir. Bu cümleler
    yardımcı düşünceleri oluşturur. Gelişme bölümündeki bu yardımcı düşünceler anadüşüncenin daha iyi
    anlaşılmasında etkilidir.
    Yardımcı düşünceleri oluşturan cümleler arasında anlamsal bütünlük ve dilbilgisi yönünden uygunluk
    olmalıdır. Cümleler anlam ve biçimleri bakımından uygun olmadığından anlatımın akışı bozulur.

    (I) Gurur, kısaca kişinin gerçek değerinin anlaşılmasını engelleyen başlıca etkendir. (II) İnsanın
    çevresinde yanlış anlaşılmasına sebep olduğu gibi kişiyi toplum içinde sevimsiz bir yaratık haline
    koyar. (III) Gururlu insan çoğu zaman başkalarının yaptıklarını beğenmez. (IV) Aslında gurur, psikolojik
    bakımdan kişiyi gülünç durumlara düşürür.
    Bu parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
      I
      II
      III
      IV
  11. Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
    Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil kızım
    Zulmün önünde dimdik tut onurunu
    Sevginin önünde eğil kızım.
    Ataol BEHRAMOĞLU
    Bu dörtlükte aşağıdakilerden hangisiöğütlenmemektedir?
      Fedakârlık yapma
      İnsan sevgisi  
      Kardeşlik duygusu  
      Onurlu davranma
  12. İnsanlar birbirine mektup yazmalı. Çünkü mektupta sesin tonu belli olmaz. Çünkü mektup düşünülerek yazılır. Birdenbire ağzımızdan kaçan kelimeleri hiçbir şey geri getiremez. Söylediklerimizin üstü çizilemez. Çünkü söylediklerimiz dinlenmeyebilir; sözümüz kesilir, içeriye o anda biri girer, okunan mektup ise mutlaka tamamlanır.
    Parçaya göre mektup yazmanın asıl nedeni nedir?
      Dinlenilmeme olasılığının olması
      Geri dönüşünün olmaması
      Uzun sürede yazılması
      Düşünülerek yazılması
  13. I. Zaten konular güncelse yazı o gün de okunur, bugün de.
    II. Değişmeyen sorunları işledikleri için günümüzde de ilgiyle okunabilir.
    III. Nesnel gerçeklik değişmedikçe bu yazılar da güncelliğini korur.
    IV. Dosyadaki yazılar yıllar önce üç büyük kentimizde yayımlanan gazetelerden seçtiğim güncel
    yazılardan birkaçı
    Numaralı cümlelerden anlamlı ve kurallı cümle oluşturulduğunda sıralama nasıl olmalıdır?
      I – III – IV – II
      IV – II – I – III
      IV – III – II – I
      III – II – I – IV
  14. Anlatım Teknikleri:
    Paragrafın yazarı, ele aldığı konuyu daha etkili daha anlaşılır kılmak amacıyla çeşitli yöntemler seçer. Yazıyı
    anlaşılır ve etkili kılan yazarın kullandığı anlatımdır. Yazarın anlattığı konuya göre seçtiği anlatım yöntemi de
    farklıdır. Konunun özelliğine, yazarın iletmek istediği düşünceye göre dört anlatım yöntemi vardır.
    1. Açıklayıcı Anlatım:
    Yazarın amacı, okuyucuya bilgi vermek, bir konuyla ilgili edindiği izlenimleri okuyucuya öğretmektir. Yazar,
    bir konuyla ilgili bilgi vermeyi amaçladığından cümleleri kısa, açık ve anlaşılır olmalıdır. Bu anlatım biçiminde
    hangi konu ile ilgili bilgi verilecekse net bir biçimde okuyucuya aktarılmalıdır. Ders kitapları ve bilgi aktarımını
    esas alan kaynaklarda kullanılır.
    2. Tartışmacı Anlatım:
    Toplumda, okurda yerleşik bir düşünceyi değiştirmeyi amaçlayan anlatım biçimidir. Bu anlatım biçiminde
    yazar öncelikle yanlış olan kanıyı ortaya koyar, neden bu görüşe karşı olduğunu açıklar ve ne olması
    gerektiğini bildirir. Okuyucu kendisini bir tartışmanın içinde bulur. Cümleler okuyucuyu bilgilendirici olmalıdır.
    Yazarın savunduğu görüşü kanıtlaması gerekir. Bu nedenle kullanılan örnekler, kanıtlanabilir nitelikte
    doğruluğu herkes tarafından kabul edilir biçimde olmalıdır.
    3. Öyküleyici Anlatım:
    Yazar, bir olayı anlatmak amacıyla öyküleyici anlatım biçimini seçer. Bu tür anlatım biçiminde mutlaka bir
    olay anlatılır. Daha çok geçmiş zaman kullanılır ve eylemler arka arkaya sıralanır. Bu anlatım biçimde “Olan
    ne” sorusuna yanıt vardır. Yazar herhangi bir konuda bilgi vermek, bir düşünceyi ispatlamak kaygısında
    değildir. Sadece bir olay anlatılır.
    4. Betimleyici Anlatım:
    Yazar; bir yeri, kişiyi, nesneyi okuyucusunun gözü önünde canlandırmayı amaçlar. Betimleyici anlatımda
    yazarın izlenimleri esastır. Betimlemenin asıl unsuru sıfatlardır. Tanıtılan varlık her ne ise sıfatları ile
    anlatıldığında okuyucunun o varlıkları tanıması, göz önünde canlandırması kolaylaşır. Betimleme bir
    anlamda sözcükle resim yapma sanatıdır. Betimlemesi yapılan varlığa göre betimleyici anlatım değişik adlar
    alır. Dış mekanın anlatıldığı anlatım biçimleri tasvir, insanın dış görüşünün anlatıldığı betimlemeye portre
    veya fiziksel betimleme, kişinin iç dünyasının tanıtıldığı betimlemelere ruhsal betimleme, bilgi aktaran
    betimlemelere öğretici betimleme denir. Betimleyici anlatım ile öyküleyici anlatım çoğu kez bir arada
    kullanılır.

    İhtiyarın etrafındaki askerler birbirine karıştı. Bir çığlıktır koptu: “Beye haber verin!” diye bağrışıyorlardı.
    İhtiyarın kollarına girdiler, onu kuş gibi denizin kenarına uçurdular.
    Yukarıdaki paragraf aşağıdaki hangi anlatım biçimiyle geliştirilmiştir?
      Betimleyici anlatım
      Açıklayıcı anlatım
      Öyküleyici anlatım
      Tartışmacı anlatım
  15.  Kimseye bağımlı olmayan, tutsak olmayan kişi özgür kişidir. Bu kişi kendi kendisinin kölesi, tutkularının kölesi ya da tutsağı da değildir.
    Yazar, düşüncesini geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?
      Örnekleme
      Tanımlama
      Tanık gösterme
      Benzetme
  16. Akşam üzeri otele geri döndüm. Resepsiyondaki görevli öğlen arandığımı söyledi. Eşim telefon etmiş. Hemen telefona koştum. Bana mutlu haberi neşe içinde verdi.
    Yukarıdaki parçada hangi anlatım biçiminden yararlanılmıştır?
      Öyküleme  
      Tartışma  
      Açıklama
      Betimleme
  17. Boğaziçi Köprüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 50. yılında 30 Ekim 1973′te açıldı. Köprü faaliyete geçtiğinde dünyanın dördüncü, Avrupa’nın da en uzun asma köprüsüydü. Sadece iki kıtayı birleştirmekle kalmıyor, yoksul bir ülkenin dünyanın en önemli inşaat projelerinden birisini gerçekleştirme hayalini simgeliyordu. Boğaziçi’ni bir köprüyle geçmek antik zamanlardan miras kalan bir düştü.
    Parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
      Öyküleme  
      Tartışma
      Açıklama    
      Betimleme
  18. Bazı yazarlar, yazılarında okura kendi görüşlerini benimsetmeye çalışır. Oysa gerçek sanatçı böyle bir yola başvurmaz. Okura görüşlerini sunar. Okur, bu görüşleri beğenirse kabul eder, beğenmezse reddeder. Tıpkı Sait Faik’in yaptığı gibi.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
      Öyküleme – Açıklama
      Açıklama – Örnekleme
      Tartışma – Örnekleme
      Açıklama – Tanık gösterme
  19. Yazar, iletmek istediği düşünceye uygun bir anlatım biçimi seçer. Anlatmak istediği düşüncenin seçtiği
    anlatım biçimiyle daha iyi anlaşılmasını amaçladığından, düşüncesini daha etkili biçimde iletmek için
    düşünceyi geliştirme yolarından yararlanır.
    Düşünceyi geliştirtme yolları şunlardır:
    - Tanımlama: Bir varlığı, kavramı değişmeyen özellikleri ve nitelikleriyle tanıtmaktır. İyi bir tanımla anlatılmak
    istenen her ne ise rahat bir biçimde ifade edilir. “…… nedir?” Sorusuna yanır veren cümle tanım cümlesidir.
    - Örnekleme: Anlatılanları okuyucuya somut bir biçimde aktarmak; onların daha iyi anlaşılmasını sağlamak
    amacıyla kullanılır. Ele alınan konunun okuyucu tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlar.
    - Karşılaştırma: Bir kavramın ya da varlığın daha iyi anlaşılması için onu benzerlerinden ayıran veya ortak
    olan özellikleriyle kıyaslanmasıdır.
    - Tanık gösterme: Yazar, ele aldığı konuyu ispatlamak ve daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla o
    konuda otorite kabul edilen bir kişinin sözlerinden yararlanır. Bu yöntemle görüşünün sağlamlığını
    kanıtlamak amacı güder.
    - Sayısal verilerden yararlanma: Düşüncenin daha etkili iletilmesi, sağlamlığının ortaya konması amacıyla
    kullanılan yöntemdir. Ele alınan konu ile ilgili, varlığı kabul edilen kurumların araştırmalarının sonuçlarından
    yararlanmaktır.

    Dünya hikayeciliği, gerçekçilik sahasında başlıca iki rehber tanır: Guy de Maupassant, Anton Çehov,
    Birincisi ruh tahlillerinde, ikincisi portre ve karakter çizmekte büyük bir kudret göstermiştir. Maupassant
    maceralı hikayeler yazarken, diğeri olaysız hikayeler yazmıştır.
    Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisinden yararlanılmıştır?
      Benzetme
      Tanık gösterme
      Karşılaştırma
      Öyküleme
  20. Düşünmek, nesnelerle bilinç arasında ilişki yaratmaktır. Aynada görülen hayal gibi eşya ve olayların bilinçte tekrar halinde yinelenmesidir. Dış dünyanın iç evrenimizde bir çeşit devamıdır veya nedenlerle sonuçları ilişkilendirmektir. Ama düşünmeden önce hissediriz, dış dünyadan birtakım etkiler alırız.
    Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisinden özellikle yararlanılmıştır?
      Örnekleme
      Tanımlama
      Tanık gösterme
      Benzetme