Gelecek Eğitimle Gelecek! Bağlam Temelli ve Yeni Müfredat Uyumlu, Ezberi Bozan Dinamik Yapı, Kalıcı ve Etkin Öğrenme, Motivasyon Odaklı Tasarım, Paylaşılabilir Başarı. (REKLAMSIZ)

3. Sınıf Güçlüyüm, Gelişiyorum Süreç Değerlendirme Testi – Online Çöz

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Soru: 1 / --
⏱ 60 sn

Her öğrencinin kendisini iyi hissettiği, merakla yaptığı ve zamanla başarılı olduğu alanlar vardır. Bunlara güçlü yönlerimiz diyebiliriz. Güçlü yön, yalnızca bir işi hiç zorlanmadan yapmak anlamına gelmez. Bir etkinliği severek sürdürmek, yeni şeyler öğrenmek istemek ve denedikçe ilerlemek de güçlü olduğumuz alanları fark etmemize yardımcı olur. Örneğin arkadaşlarıyla oyun oynamayı seven, masa tenisinde kuralları çabuk öğrenen ve topa isabetli vuruşlar yapan bir öğrenci, bu alanda güçlü olabilir. Bu özellik, onun masa tenisinde her zaman kazanacağı anlamına gelmez; ilgisinin ve becerisinin gelişmeye uygun olduğunu gösterir.

Bazen bir etkinliğe ilgi duyarız ya da o konuda yetenekli olabileceğimizi düşünürüz, fakat henüz istediğimiz kadar başarılı olmadığımızı hissederiz. Bu alanlar gelişime açık yönlerimiz olabilir. Örneğin şarkı söylemeyi seven bir öğrenci, bazı şarkıların notalarını tutturmakta veya sözlerini doğru hatırlamakta zorlanabilir. Şarkı söylemekten hoşlanması, sesini kullanmayı öğrenmeye istekli olması için iyi bir başlangıçtır. Zorlandığı noktalar ise çalışarak ilerleyebileceği konuları gösterir. Her öğrencinin öğrenme hızı ve deneyimi farklıdır; bu nedenle kendimizi başkalarıyla karşılaştırmak yerine kendi gelişimimizi izlemek daha yararlıdır.

Gelişime açık bir alana sahip olmak başarısız olduğumuz anlamına gelmez. Sadece henüz öğrenme ve pratik yapma fırsatımız olduğunu anlatır. Masa tenisinde daha iyi olmak isteyen öğrenci düzenli olarak oynayabilir, temel vuruşları çalışabilir ve bir arkadaşından ya da öğretmeninden öneri alabilir. Şarkı söylemeyi geliştirmek isteyen öğrenci ise sevdiği şarkıları dinleyip eşlik edebilir, sözleri bölümler hâlinde öğrenebilir ve sesini yormadan tekrar yapabilir. Küçük adımlar, zaman içinde fark edilir ilerlemeler sağlar. Hata yapmak da öğrenmenin doğal bir parçasıdır; her denemede neyin işe yaradığını keşfedebiliriz.

Kendimizi tanımak için şu soruları düşünebiliriz: Hangi etkinlikleri yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum? Neleri öğrenmek için istek duyuyorum? Hangi işlerde çevremden olumlu geri bildirim alıyorum? Hangi konuda biraz daha çalışırsam ilerleyebilirim? Yanıtlarımızı bir deftere yazmak, güçlü yönlerimizi ve geliştirmek istediklerimizi görmemizi kolaylaştırır. Bir alan hem güçlü yönümüz hem de gelişmeye devam ettiğimiz bir konu olabilir. Önemli olan kendimize karşı sabırlı olmak, çabamızı fark etmek ve yeni şeyler denemekten vazgeçmemektir. Böylece ilgi ve yeteneklerimizi daha iyi tanır, hedeflerimize güvenle yaklaşırız.

İlgi alanlarımızı ve yeteneklerimizi tanımanın en iyi yollarından biri, farklı etkinlikleri denemektir. Yeni bir şey yaparken ne hissettiğimize, ne kadar istekli olduğumuza ve çalışırken neleri kolayca öğrenebildiğimize dikkat edebiliriz. Bir etkinliği ilk denemede başaramamak, o alanda yeteneğimiz olmadığı anlamına gelmez. Bazen becerilerimizi geliştirmek için zamana, tekrara ve desteğe ihtiyaç duyarız.

Bilim alanında sağlık, gökyüzü, teknoloji ve canlılar dünyası gibi pek çok konu bulunur. İnsan bedeninin nasıl çalıştığını merak eden bir öğrenci sağlıkla ilgili araştırmalardan hoşlanabilir. Yıldızları ve gezegenleri incelemek isteyen biri gökyüzü hakkında daha fazla bilgi edinmeyi seçebilir. Bilgisayarlar, makineler veya yeni araçlar teknoloji merakını artırabilir; bitkileri ve hayvanları gözlemlemek ise canlılar dünyasına ilgimizi gösterebilir. Kitap okumak, soru sormak, deney yapmak ve gözlem notları tutmak bu konuları keşfetmeye yardımcı olur.

Spor yaparken de farklı seçenekleri deneyebiliriz. Voleybol, futbol, tenis ve yüzme; hareket etme, kurallara uyma ve düzenli çalışma fırsatı sunar. Bazı öğrenciler takım hâlinde oynamayı, bazıları bireysel hedefler belirlemeyi daha çok sevebilir. Sanat alanında tiyatro, müzik ve halk oyunları gibi etkinlikler vardır. Bir rolü canlandırmak, şarkı söylemek, ritim tutmak ya da bir dansı öğrenmek kendimizi farklı biçimlerde ifade etmemizi sağlar.

Herkesin aynı etkinliklerden hoşlanması beklenmez. Bir öğrencinin birden fazla güçlü yönü olabilir; ayrıca geliştirmek istediği beceriler de bulunabilir. Kendimizi tanımak için şu soruları sorabiliriz: Hangi etkinlikleri isteyerek yapıyorum? Neleri öğrenirken kolaylık yaşıyorum, hangi görevlerde daha çok çalışmam gerekiyor? Hangi konular hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorum? Deneyimlerimizi bir deftere yazabilir, öğretmenimizle veya ailemizle paylaşabiliriz. Başkalarının seçimleriyle kendimizinkileri karşılaştırmak yerine, kendi merakımızı ve ilerlememizi izlemek önemlidir. Böylece ilgi alanlarımızı daha iyi tanır, yeni hedefler belirler ve zamanla becerilerimizi geliştirebiliriz.

Kendimizi tanımak, neleri iyi yaptığımızı ve hangi konularda daha fazla çalışabileceğimizi fark etmekle başlar. Her öğrencinin ilgi alanları, öğrenme biçimi ve güçlü olduğu yönler farklıdır. Bu farklılıklar bizi birbirimizden üstün ya da eksik yapmaz; her birimizin kendine özgü özellikleri olduğunu gösterir. Kendimizi dikkatle gözlemlediğimizde, hangi etkinliklerden keyif aldığımızı ve hangi görevlerde daha rahat ilerlediğimizi anlayabiliriz.

Güçlü yönlerimizi belirlemek, kendimize güvenmemize yardımcı olabilir. Örneğin bir arkadaşımızı dikkatle dinleyebilir, resim yaparken ayrıntıları fark edebilir ya da yeni bir oyunun kurallarını çabuk öğrenebiliriz. Bu özellikleri fark ettiğimizde onları geliştirmek ve farklı durumlarda kullanmak için fırsatlar arayabiliriz. Bir konuda başarılı olmak, artık öğrenmemize gerek olmadığı anlamına gelmez. Düzenli çalışma ve denemeyle becerilerimizi daha da ilerletebilir, öğrendiklerimizi yeni görevlerde kullanabiliriz.

Gelişime açık yönlerimizi görmek de kendimizi tanımanın önemli bir parçasıdır. Bir metni okurken bazı kelimeleri anlamakta zorlanabilir veya problem çözerken işlemleri karıştırabiliriz. Bunu fark etmek, yapamayacağımız anlamına gelmez. Hangi konuda daha çok alıştırma yapabileceğimizi, öğretmenimizden ya da ailemizden ne zaman yardım isteyebileceğimizi düşünmemizi sağlar. Bazen aynı işi farklı bir yöntemle denemek öğrenmemizi kolaylaştırır. Sabırlı olmak ve küçük adımlarla çalışmak, ilerlememize destek verir.

Kendimizi değerlendirirken amacımız başkalarıyla yarışmak ya da kendimize değişmez etiketler koymak değildir. “Ben matematikte kötüyüm” demek yerine, “Bu konuyu anlamak için biraz daha çalışabilirim” diye düşünebiliriz. Önemli olan, dün yapabildiklerimizle bugün yapabildiklerimizi karşılaştırarak kendi ilerlememizi fark etmektir. Bunun için öğrendiklerimizi, zorlandığımız noktaları ve denemek istediğimiz yeni yolları konuşabilir veya not edebiliriz. Böylece kendimize uygun hedefler seçer ve öğrenme yolumuzu daha bilinçli planlarız. Her küçük gelişme, yeni şeyler öğrenebileceğimizi hatırlatır.

İlgi duyduğumuz bir alanda gelişmek için önce küçük ve ulaşılabilir bir hedef seçebiliriz. “Daha iyi olmak istiyorum” demek yerine, “Bu hafta sevdiğim bir şarkıyı baştan sona söyleyeceğim” ya da “Topu on kez yere düşürmeden sektirmeyi deneyeceğim” gibi açık bir hedef belirlemek işe yarar. Hedefimizin yaşımıza ve şu an yapabildiklerimize uygun olması önemlidir. Çok zor bir hedef seçersek kendimizi üzebiliriz; küçük adımlar ise ilerlediğimizi görmemizi sağlar.

Bir hedef belirledikten sonra düzenli pratik yapabiliriz. Şarkı söylemeyi geliştirmek isteyen bir öğrenci, önce kolay bulduğu bir şarkıyı seçip her gün kısa süre çalışabilir. Sporda ilerlemek isteyen biri temel hareketleri tekrar edebilir ve güvenli biçimde çalışmak için öğretmeninden yardım isteyebilir. Bilime merak duyan bir öğrenci ise çevresini dikkatle gözlemleyebilir, aklına gelen soruları sorabilir ve konuyla ilgili kitaplardan yeni bilgiler edinebilir. Ayrıca daha önce denemediğimiz etkinliklere katılmak, hangi alanlardan hoşlandığımızı keşfetmemize yardımcı olur.

Gelişirken öğretmenimizden veya ailemizden geri bildirim istemek de yararlıdır. Onlar neleri iyi yaptığımızı ve bir sonraki adımda ne deneyebileceğimizi söyleyebilir. Önerileri dinleyip kendimize uygun olanları uygulayabiliriz. Bazen bir hareketi öğrenmek, bir resmi tamamlamak ya da bir konuyu anlamak zaman alır. İlk denemede başaramamak, yeteneğimiz olmadığı anlamına gelmez. Dinlenip yeniden denemek, farklı bir yöntem seçmek ve yardım istemek öğrenmenin parçalarıdır. Kendimizi başkalarıyla karşılaştırmak yerine, önceki hâlimizle bugünkü hâlimize bakabiliriz.

Şimdi kısa bir öz değerlendirme yapalım: Hangi güçlü yönümüzle gurur duyuyoruz? Geliştirmek istediğimiz bir ilgi alanı hangisi? Bu alan için bu hafta atabileceğimiz en küçük adım ne olabilir? Örneğin, “İyi gözlem yapıyorum; doğa hakkında daha çok öğrenmek istiyorum; bugün bahçedeki bir bitkiyi inceleyip gördüklerimi not edeceğim” diyebiliriz. Seçtiğimiz adımı tamamladıktan sonra nasıl hissettiğimizi düşünebilir, sonraki hedefimizi belirleyebiliriz. Merakımızı korumak ve çaba göstermek, zamanla ilerlememize yardımcı olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ