7. Sınıf Türkçe Hikaye Unsurları-Test Çöz
Testi Tamamladınız.
Değerlendirme Raporu ve Öğretmen Görüşü;
Toplam Soru Sayısı: %%TOTAL%%
Sizin Doğru Sayınız: %%SCORE%%
Başarı Yüzdeniz: %%PERCENTAGE%%
Öğretmen Görüşü: %%RATING%%
Soru 1 |
Üzülerek söylüyorum ki bugünkü şairlerimiz mesleklerine gerçekten bağlı değil. Bağlı olsalar kendilerinden önce ne yapılmış, sonra ne yapılıyor merak ederler. Şairler şiiri sevmiyor ancak kendi şiirlerini ve şairliklerini seviyorlar. Hele ki bir eleştirmen çıkıp da onlar hakkında olumlu birkaç söz söyledi mi artık kendilerinden büyük bir şair olmadığını zannediyorlar.
Bu parçada yazarın sitem ettiği asıl konu aşağıdakilerden hangisidir?Şairliğin günümüzde pek tercih edilen bir meslek olmaması | |
Şairlerin olumsuz eleştiriyi kabul etmemesi | |
Eleştirmenlerin tarafsız olmaması | |
Şairlerin, mesleklerinin gerekliliklerini yerine getirmemesi |
Soru 2 |
Televizyon programlarının topluma zarar verdiği artık ortak bir görüş olarak dillendirilmektedir. İnsanı geliş tiren, eğiten, yücelten programlar maalesef yok denecek kadar az. Sıradanlık, bayağılık almış yürümüş. Öncelikle çocuklar ve gençler bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Bir çıkış yolu aranıyor. Çocuklara güzel örneklerin, iyi insanların tanıtılması gerekiyor.
Bu paragrafın konusu aşağıdakilerden hangisidir?Toplumdaki yozlaşmalar | |
Televizyon programları ve zararları | |
İletişim araçları ve televizyon | |
Gençlerin eğitimi |
Soru 3 |
Bizde gezi yazılarının çok fazla olduğu söylenemez. Belki aklımıza hemen pek çok yazar ya da kitap adı geliyor ama onların da çoğu nitelikli değil. Bu konudaki eksikliğin sebebi bizim meraklı bir toplum olmayışımız mıdır? Sanırım evet. Oysa Evliya Çelebi’nin torunları olmayı hak etmeliydik.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?Gezi yazılarındaki betimlemelerin okuyucuları sıktığı | |
Evliya Çelebi kadar başarılı gezi yazarlarının yetişmediği | |
Türk edebiyatında kaliteli gezi yazılarının az olduğu | |
Toplumumuzun meraklı bir yapıya sahip olmadığı |
Soru 4 |
Sevdiklerinizle olmanın verdiği mutluluk ve gerçekleştirmek isteyip de korkularınız, endişeleriniz yüzünden bugüne kadar gerçekleştiremediğiniz düşleriniz sizin yaşamınızdaki kırlangıçlarınızdır. Onlar bir gün uçup gidecek hayatınızdan. O gün geldiğinde kırlangıçlarınızın ardından “Keşke…” demek istemiyorsanız avucunuzdan kaçıp gitmeden onların değerini bilin.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?Korkularımız, endişelerimiz hayallerimize engel olabilir. | |
Mutluluk her an insanın karşısına çıkmayabilir. | |
Her insan bazen mutsuzluğu tadabilir. | |
İnsan, yaşamına anlam katan her şeyin kıymetini bilmelidir. |
Soru 5 |
Küçük yaşlarda saz çalmaya ve türkü söylemeye başlamıştır. İlkokuldayken şiir yazmaya başlayan sanatçı, köy köy dolaşarak yöresel dil unsurlarını derlemiştir. Pek çok dergide şiirlerinin yayımlanmasıyla ünlenen sanatçı, düzyazı türündeki eserlerinde yöre insanlarının sosyal ve ekonomik sıkıntılarına değinmiştir. Halkı anlatan, halkçı bir yazar ve şair olarak tanınmıştır.
Bu parçada sözü edilen sanatçı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?Farklı türlerde eserlerinin yayımlandığı | |
Eserlerinde halkın yaşantısından beslendiği | |
Eserleriyle halkın gönlünü kazandığı | |
Halkın kullandığı dille ilgili araştırmalar yaptığı |
Soru 6 |
Küçüklüğümden beri yel değirmenleri denince aklıma Dulcinea’nın sevgili şövalyesi Don Kişot gelir. Bu mimari şaheserlerle ilk kez Hollanda’da tanıştım. Hollanda günümüzde “değirmenler diyarı” olarak da bilinir. Yel değirmenleri hepimizin bildiği gibi enerji üretmek için rüzgâr gücüyle çalışan, çevreye zarar vermeyen, büyük pervaneli ve çarklı mekanizmalardır. Yel değirmenleri, tahılları öğütmek ve elektrik üretmek için kullanılıyor. Ayrıca Hollanda’nın geleceğini kurtarmak için yapılan Delta Projesi’nde de büyük rol oynuyor.
Bu parçadan “yel değirmenleri” ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?Hollanda ekonomisi için önemli olduğu | |
Hollanda’da çok sayıda olduğu | |
Temiz bir enerji üretim kaynağı olduğu | |
Yel değirmenlerini anlatan pek çok eser olduğu |
Soru 7 |
Özellikle çağdaş toplumlarda bireylerin okur-yazar olmaları, o toplumun gelişmişlik düzeyinin bir göstergesi sayılmaktadır. Bu durum ülkemiz için de böyledir. Nereye gitsek, kiminle konuşsak okumanın öneminden, faydalarından söz edilir. Bundan çeşitli sebeplerle yararlanamayanlar için okuma-yazma seferberlikleri düzenlenir.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?İlköğretim her ülkede zorunlu hâle gelmiştir. | |
Bir ülkenin okur-yazar oranı, o ülkenin gelişmişlik düzeyini gösterir. | |
Çağdaş toplumlarda okuma-yazma bilmeyen kişi yoktur. | |
Okumanın yararları hakkında herkes fkir sahibi olmalıdır. |
Soru 8 |
Maalesef genç yazarların çoğunda kolay yazma, dolayısıyla da çabuk yayımlama alışkanlığı var. Buna tutku da denebilir. Gelin görün ki edebiyat, aceleye gelmez. Bu yüzden edebiyatı aceleye getiren genç kuşak yazarlarda özgün biçimlere çok az rastlanıyor. Çünkü özgünlük; çok araştırmayla, bitmez tükenmez bir merakla ortaya çıkar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?Çoğu genç yazarın, yazma konusunda aceleci davrandığına | |
Günümüz yazarlarının yeterli birikime sahip olmadığına | |
Edebiyatta özgünlüğün merak ve çaba gerektirdiğine | |
Genç yazarların çoğunun özgün eserler ortaya koyamadığına |
Soru 9 |
Sizleri göreceğim geldi ey insanlar!
Hür gemiciler, deniz… Yollar, şen şarkıcılar..
Masal şehzadeleri, tarihte kahramanlar…
…
Sizler ve çocuk kalbim ne kadar iyiydiniz!
Ne kadar temizdiniz, sınıf arkadaşlarım…
Ziya Osman SABA
Bu şiirde hâkim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?Özlem | |
Karamsarlık | |
Hayranlık | |
Sevinç |
Soru 10 |
Bahar gelsin şu dağlara çıkayım
Belki derdimize çare bir çiçek
Toplayıp devşirip derman edeyim
Açılan yaramı sara bir çiçek
Bu şiirin konusu aşağıdakilerden hangisidir?Dağlar ve çiçekler | |
Bahar özlemi | |
Çiçeklerin güzelliği | |
Çiçeklerin çeşitliliği |
Soru 11 |
Yarın yine sabah olacak
Dili çözülecek kuşların, çocukların
Bir bakacaksın boy verip açacak yeni tomurcuklar
Denizler de yeniden dalgalanmaya başlayacak
İşte böyle, yarın yine sabah olacak
Bu dizelerde ağır basan duygu aşağıdakilerden hangisidir?Özlem | |
Karamsarlık | |
Umut | |
Sevinç |
Soru 12 |
Bartın, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ve Antik Çağ’daki adını korumuş bir kenttir. Adı, Bartın Irmağı’ndan geliyor. Bartın, tarih boyunca ticari açıdan Karadeniz’in en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Söylemeden olmaz, geleneksel el sanatlarımızdan “tel kırma” Bartınlı kadınlar tarafından çok sevilen ve onlara kazanç sağlayan bir uğraş hâline gelmiştir. Ayrıca yöredeki kestane ağaçlarından yapılan, Karadeniz sularına dayanabilecek sağlamlıkta tekneler Bartınlı ustaların elinde can bulur.
Bu parçada Bartın’la ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?“Tel kırma”nın Bartın’a özgü bir el sanatı olduğuna | |
Karadeniz Bölgesi için ticari açıdan önemli olduğuna | |
Adını, sınırları içindeki bir akarsudan aldığına | |
Bölgedeki ağaçlardan deniz taşıtları yapıldığına |
|
Liste |
Hikaye Unsurlarının Tanımı ve Önemi
Hikaye unsurları, bir hikayenin temeli olan yapı taşlarıdır. Bir hikayeyi oluşturan bu unsurlar, karakter, mekan, olay, konu ve zaman gibi birkaç temel kategoriye ayrılabilir. Her biri, bir hikayenin akışına ve derinliğine önemli katkılarda bulunur. Örneğin, karakterler, hikayenin merkezindeki figürlerdir ve okuyucunun duygusal bir bağ kurmasını sağlar. Karakterlerle ilgili kurulan ilişkiler, hikayenin daha etkileyici ve inandırıcı olmasına yardımcı olur.
Mekan, olayların geçtiği yerdir ve hikayeye atmosfer kazandırır. Doğru bir mekan tasviri, okuyucunun zihninde canlanan görüntülerin ve duyguların yoğunluğunu artırır. Olay unsuru ise, hikayenin gelişimindeki olayları ve çatışmaları ifade eder. Bu unsurların etkili bir şekilde kullanılması, hikayenin dinamik yapısını oluşturur ve merak duygusu yaratır.
Konu, hikayenin ana fikrini belirlerken, zaman unsuru da olayların hangi tarihte veya dönemde gerçekleştiğini tanımlar. Zaman, hikayenin ritmini etkileyerek olayların nasıl ilerleyeceğini belirler. Tüm bu unsurlar, hikayenin anlatımını zenginleştirir ve derinleştirir. Öğrenciler, hikaye unsurlarını anlamak suretiyle eleştirel düşünme, yaratıcılık ve yazma becerilerini geliştirme fırsatı bulurlar. Hikayenin unsurlarının başarılı bir şekilde iç içe geçmesi, okuyucunun ilgisini çeker ve özgün bir anlatım sunarak hikayenin değerini artırır.
Karakterler: Ana ve Yan Karakterlerin Rolü
Hikaye unsurları arasında en kritik olanlardan biri karakterlerdir. Karakterler, bir hikayenin kalbini oluşturur ve anlatının yönünü belirler. Ana karakterler, hikayenin merkezinde yer alarak olayların gelişimini yönlendirirken, yan karakterler bu sürece katkı sağlayan unsurlar olarak öne çıkar. Ana karakterler genellikle hikayenin başından itibaren okuyucunun dikkatini çeker ve onların motivasyonları, kararları ve yaşadıkları çatışmalar, hikayeyi ilgi çekici hale getirir.
Bir hikayede ana karakterin oluşturulması, yazarın karakterin geçmişi, özellikleri ve arzu ettikleri üzerine derinlemesine düşünmesini gerektirir. Bu süreç, okuyucunun karakterle empati kurmasını ve onun yolculuğuna dahil olmasını sağlar. Ayrıca, karakterlerin gelişimi ve değişimi, hikaye boyunca önemli bir tema olarak işlenir; bu sayede okuyucu karakterin evrimine tanıklık eder. Örneğin, zor bir durumla karşılaştığında karakterin nasıl bir içsel dönüşüm geçirdiği, hikaye boyunca ortaya çıkan duygusal yoğunluğu artırır.
Yan karakterler, ana karakterin hikayesindeki rolünü pekiştiren unsurlardır. Onlar, ana karakterle olan ilişkileri ve etkileşimleri aracılığıyla, hikayenin derinliğini artırır. Her bir yan karakter, kendi farklılıkları ve özellikleriyle ana karakterin içerisinde bulunduğu durumu zenginleştirir. Yazar, yan karakterlerin özelliklerini ustaca kullanarak, okuyucuya daha geniş bir bakış açısı sunabilir. Bu karakterler, genellikle hikayenin belirli temalarını güçlendirirken, ana karakterin ilerleyişinde de belirleyici bir rol oynar.
Sonuç olarak, karakterler, hikaye unsurlarının temel taşlarını oluşturmakta olup, bir anlatının akışını ve derinliğini etkileyen önemli elemanlardır. Ana karakterlerin zenginliği ve yan karakterlerin katkıları ile hikaye, okuyucu üzerinde kalıcı bir etki bırakır.
Mekan ve Zaman: Hikayenin Arka Planı
Mekan ve zaman unsurları, bir hikayenin arka planını oluşturarak, okuyucunun karakterlerle olan bağını güçlendirir ve olayların gelişimini yönlendirir. Mekan, hikayenin geçtiği yerleri tanımlarken, bu yerlerin atmosferi, olayların duygu durumunu ve karakterlerin düşüncelerini derinlemesine etkiler. Örneğin, bir hikayede kasvetli bir ortamda geçen olaylar, okuyucunun karakterlerle empati kurmasını kolaylaştırır. Ayrıca, seçim yapılan mekanlar, karakterlerin içsel dünyası ile örtüşecek şekilde seçildiğinde, hikayeye derinlik katmaktadır.
Hikayede zaman unsuru da en az mekan kadar önemlidir. Zaman dilimleri, olayların sırayla nasıl ilerleyeceğini ve karakterlerin gelişimini belirler. Bir hikayede geçişken zaman kullanımı, olayların akışını hızlandırarak veya yavaşlatarak, okuyucunun dikkatini toplamada kritik rol oynar. Örneğin, geçmişe dönüşler, karakterlerin motivasyonunu ve hikayenin ana temasını açığa çıkartabilir, bu da okuyucunun hikaye ile olan bağlantısını artırır.
Mekan ve zaman unsurlarının hikayeye katkıları, bu unsurların sadece birer araç değil, aynı zamanda okuyucunun deneyimini derinleştiren öğeler olduklarını gösterir. Mekan ve zamanın kullanımı, karakterlerin ilişkilerini ve çatışmalarını şekillendirirken, hikayenin ritmini de düzenler. Dolayısıyla, etkin bir hikaye yazmak isteyen yazarların, bu iki unsuru göz önünde bulundurarak, okuyucularını sürükleyici bir yolculuğa çıkarmayı hedeflemeleri gerekmektedir.
Olay ve Tema: Hikayenin Temel Çatısı
Bir hikaye, olay ve tema unsurlarının birleşimiyle oluşur. Olay, bir hikayede meydana gelen somut durumları, karakterlerin eylemlerini ve gelişmeleri kapsar. Tema ise hikayenin derin anlamını, mesajını ve okuyucuya sunduğu duygusal veya düşünsel temaları ifade eder. Olay ile tema arasındaki ilişki, anlatının etkileyici olmasında büyük rol oynar. Olay, temanın hayata geçirilmesini sağlar; tema da olayları daha anlamlı hale getirerek hikayenin derinliğini artırır.
Olaylar, ana olay ve yan olaylar olarak iki ana gruba ayrılır. Ana olay, hikayenin temel akışını yönlendiren, karakterler arasındaki çatışmaları belirleyen ve hikayenin sürükleyici olmasını sağlayan olaylardır. Yan olaylar ise, ana olayın etrafında dönen, karakter derinliğini artıran ve hikayede zenginlik yaratan durumlardır. Bu nedenle, olayların birbirine nasıl bağlı olduğu, hikayenin akışını ve sonucunu etkileyen önemli bir unsurdur.
Bir hikayede tema belirlenirken, olayların bilinçli bir şekilde değerlendirildiği göz önünde bulundurulmalıdır. Tema, olaylarla iç içe geçerek okuyucuya bir mesaj iletme işlevi görür. Örneğin, bir hikayede karakterin zorluklarla mücadelesi, dayanışma ve cesaret gibi temalar aracılığıyla anlatılabilir. Böylece, hikaye sadece olayların akışı değil, aynı zamanda bu olayların arka planında yatan anlamlarla da derinleşir. Sonuç olarak, olay ve tema ilişkisi, bir hikayenin okuyucu üzerindeki etkisini belirleyen en önemli unsurlardandır.